Pek Çok Yüksek Cirolu Şirket
Düşük Kar Yazıyor!

Şirketler "dev" kârlar "cüce"

Satışı büyük yankı uyandıran Migros, 4.3 milyar YTL dev ciro yaparken sadece 79 milyon YTL kâr yazabiliyordu. Daha pek çok dev şirket, küçük kâr marjıyla çalışıyor. Üstelik yüksek rakamlara talip de bulabiliyorlar.

BİR şirket düşünün... 10 binlerce kişiyi çalıştırıyor, binin üzerinde mağazayı idare ediyor, milyarlarca dolar ciro yapıyor. Her gün mağazaların kapısından giren milyonlarca müşteriyi memnun etmek, rakiplerine kaptırmamak için uğraşmak da cabası... O da yetmiyor, her gün mağazalarda satılan ürünlerin yerine yenilerini koymak, müşteriye "yok" dememek durumunda. Bir de bu işin tedarikçileri var... Onlarla bir iş ortağı olduğunu unutmadan, ne onları ne de kendisini mağdur edecek bir denge tutturmak zorunda. Bütün bunların önemlisi de yeni mağazalar açmak, büyümek durumunda. Peki bütün bu çaba, sıkı bir disiplinle yürütülen devasa organizasyon ne için... Yüzde 2, bilemediniz yüzde 4 kâr marjları için. Evet yanlış duymadınız, sadece yüzde 2 için. Üstelik anlattığımız şirketlerin sayıları hiç de az değil. Beyaz eşyadan elektroniğe, perakendeden otomotive kadar birçok sektörde bu tip şirketlere rastlamak mümkün. Türk iş dünyasında büyük gruplar da dahil olmak üzere birçok şirket devasa cirolara rağmen düşük kârlara talim ediyor. "Akıllı işi mi bu" dedirtecek kadar küçük kârlar üreten bu şirketler "Acaba patronlarına ne getiriyor, ne götürüyor" diye düşündünüz mü? İşte uzmanların bu konudaki değerlendirmeleri...

Rakiplerle Kıyaslama

Management Center Türkiye Genel Müdürü Tanyer Sönmezer'e göre, asıl sorun yüksek ciro düşük kârlı bir şirket olarak tek bir ülkede faaliyet göstermek. Dünyanın her yerinde bu işi yapıyor, ortak tedarik zinciri yönetimiyle (satın alma, servis), yani konsolidasyonla kârlılığı artırmak mümkün. Bu nedenle düşük kârlılığı olan bütün endüstriler küçük büyük konsolidasyon gerektirir.

Sönmezer Türkiye'deki telefon veya telefon hattı satan 15-20 bin noktanın bile aslında konsolide olması gerektiğini, çünkü 1 euro kârla telefon sattıklarını söylüyor.
Aynı şekilde dünyada perakende işinde özellikle de gıda perakendeciliğinde durum bundan farklı değil. Dünyanın en büyük şirketi Wal-Mart için de böyle, başka şirketler için de. İşin doğasında düşük kârlılık var. Ancak şirketler bulundukları endüstride kendi yönetimlerinden dolayı düşük kâr elde ediyorsa o zaman o şirketlerde yönetim ve strateji sorunu var. Otomotivden örnek veriyor Sözmezer... "Bu sektörde her ne kadar kârlar düşük gibi görünse de Toyota'da kârlar yüksek" diyor. Bu nedenle de Toyota'nın pazar değeri arkasından gelen üç markanın pazar değerinin toplamından daha fazla.

Helix Yönetim Danışmanlık kurucu ortağı Ulvi Sami, şirketlerin öncelikli görevlerinin kâr elde etmek olduğunu belirterek, "Ama bazen bu kârlar cirolarıyla kıyaslandığında düşük kalabilir. Rekabetin yoğun olduğu sektörlerde bu tür gerçekleşmeler kaçınılmazdır. Tıpkı gıda ve elektronik perakendeciliğinde olduğu gibi" diyor. Ulvi Sami, bu durumdaki şirketlerin hem yerli hem de uluslararası alandaki şirketlerle kıyaslanmaları durumunda benzer tablolar varsa sorun olmayacağını söylüyor. "O zaman sektörün yapısı böyle, düşük kârlarla çalışılıyor, sorun yoktur" değerlendirmesini yapıyor.

"İstihdam Denince Akan Sular Durur"

Evet, Ulvi Sami'nin dediği gibi şirketlerin amacı kâr elde etmek. Ancak yüksek cirolara rağmen, düşük kâr eden bir şirketin sahibi olmanın da kâr dışında ne gibi avantajları ve dezavantajları var? Daha açık söylemek gerekirse patronlar bu kadar meşakkati neden çekerler?...
Uzmanlar bu konuyu iki ayrı başlık altında değerlendiriyor. Yüksek cirolu şirketi olan bir işadamı için özellikle Türkiye gibi ülkelerde "kapıların" çok daha kolay açıldığını söylüyor uzmanlar. Finans uzmanı ve iş adamı Ralf Arditti "Bu tür şirketler büyük istihdam yaratan şirketlerdir. İstihdam dediğiniz zaman akan sular duruyor. Dolayısıyla kârlılık olmasa da kapıların daha kolay açıldığı bir gerçek" diyor. Yüksek cirolu bir şirketin sahibi olmak iş hayatının farklı alanlarında da fırsatlar yaratabiliyor. Örneğin iyi bir arazisi olan önce size teklif edebiliyor. Daha da önemlisi bankalar karşışındaki kredibilitenizi etkiliyor yüksek cirolar. Ralf Arditti, "Bu tür şirketler nakit ürettikleri için bankalar tarafındaki kredi anlaşmalarında her zaman daha avantajlı durumlar yaratılabiliyor" değerlendirmesini yaparken, dikkat edilmesi gereken noktaya dikkat çekmeden geçemiyor: "Bu şirketlerin iyi yönetilmesi gerekiyor. Çünkü en ufak bir sallantıda sıfırlanabilirsiniz. Onun için disiplinli bir yönetim şart."

Yüksek Cironun Sinerjisi Büyük Olur

Uzmanların üzerinde durduğu ikinci başlık ise büyük holding çatısı altındaki yüksek cirolu şirketler. Kârlılık ana hedef ancak zaman zaman bu hedef alt sıralara itilebiliyor. Yüksek cirolu şirketin grup içinde yarattığı sinerji, diğer şirketlerin kredibilitesine etkisi hesaplandığında düşük kâr üretmesi veya kâr üretmemesi gözardı edilebiliyor. Bunun en iyi örneği ise Hüsnü Özyeğin'in Gima'yı satın aldıktan sonra izlediği yöntem. Bilindiği gibi Hüsnü Özyeğin, her fırsatta Gima'dan hiç para kazanmadığını hatta tam tersi para kaybettiğini söyler... Ancak Özyeğin, bu sözlerin arkasından Gima'dan çok şey kazandığını da eklemeden geçmez. "Bankaların da müşterisi vardı ama Gima'nınki çok fazlaydı. Günde 100 bin kişi Türkiye'nin her yerinde alışveriş yapıyordu. Bu inanılmaz bir rakam. Ben Gima'da perakendeciliği, müşteri bilgilerini, kredi kartı kullanımını öğrendim. Gima'dan elde edilen tecrübenin Finansbank'ın gelişimine çok büyük katkısı oldu. Türkiye'de az şubeli olmasına rağmen Finansbank'ın Cardfinans kartı dördüncü sıraya çıktı. Bunu Gima'ya borçlu. Gima'daki potansiyel, Finansbank'ın perakende bankacılığını geliştirdi. Bir banka için gerekli olan her şeyi Gima'da öğrendim diyebilirim"

Hüsnü Özyeğin'in bankası vardı, kâr dahi elde edemediği şirket Gima, grubun kârlı şirketi üzerinde inanılmaz bir katma değer yarattı. Bu bir gıda şirketi olabilirdi, ürünlerini satardı veya yeni yatırım alanları için avantajlı finansman sağlanmasında etkili olabilirdi. Öte yandan yüksek cirolu düşük kârlı, ancak buna karşın nakit üreten bir şirket olmasının da başka avantajları olduğu belirtiliyor. Sözü son kez Arditti'ye bırakalım: "Enerji sektörü yüksek kârlar üreten bir sektör, ancak enerjiye yatırım yaptığınız zaman geri dönüşü için en az beş yıl beklemeniz gerekir. Oysa perakende yüzde 2 veya 4'lük kârlara karşılık nakit yaratan bir sektör. 100 mağaza açarsınız, geri dönüşü kısa sürede olur. Şirketlerin alım-satımlarında maliyetin yüzde 60-70'i kredilendirilebilir."

 

2007'DE KİM NE KADAR CİRO YAPTI NE KADAR KAR ETTİ?

FİRMA

SATIŞLAR (milyon YTL)

KÂR (milyon YTL)

BEYAZ EŞYA

Arçelik

6.623

158

Beko

1.357

-98

Bosch Ev Aletleri

1.777

92

Vestel Beyaz Eşya

1.179

74

PERAKENDE

BİM

2.978

108

Boyner

425

14

CarrefourSa

1.234

20

Selçuk Ecza Deposu

3.708

162

OTOMOTİV

Karsan

252

1

Otokar

428

38

Isuzu

474

25

Ford Otosan

7.231

484

Doğuş Oto

2.552

64

TEKSTİL

Akal

439

3

Bossa

329

21

Söktaş

114

11

Yataş

153

3

Kordsa

1.203

24

GIDA

Kent

409

15

Tat

547

11

Ersu

34

0,43

ÇİMENTO SANAYİ

Adana Çimento

170

99

Akçansa

691

185

Batıçim

310

56

Nuh Çimento

727

231

Ünye Çimento

192

89