Yaşam alanlarımız ,Aile, İlişki, İş-kariyer, Para, Sosyal yaşam, Sağlık,Arkadaşlık, Cinsellik-yaratıcılık, ( Kişisel gelişim, seyahat, maneviyat, şan-şöhret vs...) gibi bölümleri içerir...
Bir daire çizin...dairenin içini 8 eşit parçaya bölün... her bölüme dairenin dışındaki alanlara yaşam alanlarını (aile ,iş vs...) tek tek yazmaya başlayın... yukarıda saydığım istediğiniz bölümü birleştirebilir,eklemeler yapabilirsiniz...
Ortada kesişen alana merkeze 0 noktası diyelim ve her alana şu an o alanla ilgili tatmin duygu notunuzu verin(o alanla ilgili şu an ne kadar mutlusunuz,hoşnutsunuz) ve o alanı tarayın...
(0 dan 10 a kadar değerlendirin...0 en kötü, 10 en iyi)
Örneğin iş yerinizde şu an durumunuz, patronunuzla veya çalışanlarınızla orta halli ne çok mutlusunuz nede çok mutsuz şu an için durum 5 olsun, belki istemediğiniz bir yerde çalışıyorsunuz,yada terfi almak istiyorsunuz ama bir türlü gerçekleşmiyor vs. o zaman sizin için rakam belki 3 olabilir...sonra yazdığınız not oranında dairenin içini tarayın...
Bütün bunları aile, para, aşk vs...yaşam alanlarınız içinde yapın...ve tablonun karşısına geçin bir bakın ...hepsine eşit puan mı verdiniz...yoksa biri 3 biri 5 biri 7 mi, tabloda bir dengesizlik var mı? Burada kendinize dürüst olmanız çok önemli...
Şu an gördüğünüz tablo bugüne kadar yapmış olduğunuz seçimlerinizin sonucu...şimdi yapmanız gereken çok daha net görmüş olduğunuz yaşamınızı olduğu gibi kabul etmek...doğru veya yanlış bilerek veya bilmeyerek yapılan seçimler sonucunda olan bu tablo sizin yaratmış olduğunuz hayatınız...sorumluluğunu alın...
Yaşamınıza bakın,şu an yaşamınızda merkezde kim var?siz mi ?aileniz mi? eşiniz mi? sevgiliniz mi? para mı? İş mi? neye göre, kime göre nasıl bir hayat yaratmışsınız kendinize?
Genellikle insanlar şöyle bir yaşam sürüyorlar...Yeni bir sevgilin mi var hemen merkeze bu kişi alınır ve yaşam ona göre düzenlenir bütün zaman dilimleri bu kişiye göre ayarlanır, sevgilinizle bir arada olmak için ailenizle,çok sevdiğiniz arkadaşlarınızla daha önce yapılmış olan programlar iptal edilir...belki spora gitmezsiniz...aslında evinizde olmak istiyorsunuzdur...maç seyretmek istiyorsunuzdur vs, vs...ama sevgiliniz sizinle buluşmak istemiş nasıl red edersiniz ...düşüncede şu olur şimdi red edersem bana alınır, ya başkasıyla program yaparsa, ya beni aldatırsa,ya onu kaybedersem vs...düşünceler ile birlikte tamam denir ve sevgiliyle buluşulur...peki gerçekten hissettiğiniz duygu nasıl olur? Onunla bir arada olmak için red ettiğiniz kişilere karşılık bir suçluluk duygusu içinizi kaplar, onlara karşı kendinizi kötü hissedersiniz...belki alınmışlardır belki size kızmışlardır ama aklınızın bir kısmı ordadır...aslında siz tam anlamıyla sevgilinizin yanında değilsinizdir...sevgilinizle olmaktan mutlu olduğunuzu söyler durursunuz ama bunu diliniz söyler...iç dünyanız karışmıştır... kendin için buluşmadın o istedi ve onu kaybetmemek, üzmemek vs... adına buluştun der...öbür tarafta da kırık kalpler olduğunu iç dünyanız bilir...
Bu buluşmalar zaman zaman böyle gerçekleşmeye devam eder...ve bir gün gelir...
Hiç olmadık bir zamanda saçma sapan bir kavga çıkar...müthiş bir öfke ve kızgınlık ortada dolaşır...nedeni altta yatan ona karşı biriktirmiş olduğunuz öfkedir...onun yüzünden başkaları ile yapmış olduğunuz programları iptal ettiniz, onun yüzünden sevdiğiniz insanlarla belki aranız açıldı,onun yüzünden onun yüzünden deyip bu devam eder...
Siz onun için programlarınızı iptal edip onunla birlikte oldunuz...bunu isteyen sizdiniz...belki karşınızdaki kişinin bundan haberi bile yoktu...programınız yokmuş gibi davranmış bile olabilirsiniz...içinizde yaşamış olduğunuz suçluluk duygusu onu hedef olarak görmenizi sağlayarak onu suçlamış bunu öfkeye,kızgınlığa dönüştürmüştür.
İşte bu öfke aslında ona değil kendinizedir.Kendi isteğinize göre değil,başkasının isteği doğrultusunda yaşanan bir hayat, alınan bir karar,yapılan bir seçim hepsi aynı...
Yaşamınızın merkezine aldığınız bu kişi veya herhangi bir olay aslında tüm yaşamınızı yönetmeye başlamıştır.Merkeze kimi koyarsanız koyun, isterseniz bu para olsun, ister işiniz, ister aileniz veya sosyal yaşamınız hiç fark etmez .Kendinizin değil de başkalarının merkezde olduğu bir yaşam sürdürmeye devam ederseniz her zaman güç onlarda olacak ve yaşamınızı kontrol edecektir.Sonuçta siz tüm gücünüzü merkeze koyduğunuz kişi veya olaylara verirsiniz,sonra kendinize kızarsınız, kendinizi güçsüz, değersiz, güvensiz vs...hissedersiniz...
Farkında olmak gereğini yapmak ise ayrı bir şeydir.Şöyle düşünün bir anne çocuğu hastalandığında merkeze çocuğu alır,anne ve çocuk yaşam alanlarında yer değiştirir, bir anda yaşamın merkezinde çocuk olur, yapılan iş, çocuk doktora götürülür, ilaçları alınır birkaç gün tedavi altına alınır,gerekli ilgi ve şefkat bakım gösterilir,çocuk iyileştiğinde anne tekrar merkeze ait olduğu yere, çocukta olması gereken alana geçmelidir.Başka bir örnek iş ile ilgili yeni bir proje yeni bir çalışma vardır, bir iki hafta veya gerekli süre neyse bunun farkındalığıyla iş merkeze alınır yoğun bir çalışma temposuna girilir,iş tamamlanınca tekrar merkeze kişi kendisini almalıdır, neyi ne zaman ne için ve neden yaptığınızın farkındalığıyla hareket ettiğinizde ve bunun sorumluluğunu alarak kendinizi onayladığınızda bu gereğini yapmaktır...o zaman suçluluk duymaz, suçlanmaz, kızgınlık ve öfke hissetmezsiniz,yapmış olduğunuz seçimin sorumluluğunu almışsınızdır.
Şimdi Yaşam alanlarımızı yeni baştan yaratalım...ve olması gereken mükemmel halini düşünelim...her insan tüm yaşamının mükemmel bütün ve tam olmasını, merkezde kalarak,uyum ve denge içinde olmasını ister...şimdi buna yani sonuçta olması gerekene odaklanın.Tekrar daireyi çizin ve yaşam alanlarınızı yerleştirin.Yaşam alanlarınızın bulunduğu merkeze kendinizi koyun.Daire içindeki yer alan bu merkeze BEN diye yazın.Her yaşam alanı dilimini çizgiler çizerek tarayın bu işlemi yaparken şu olumlamayı kullanın.
Ben aile yaşam alanımda uyum ve denge içindeyim...Ben merkezimdeyim...
Ben aşk yaşam alanımda uyum ve denge içindeyim...Ben merkezimdeyim...vs...
Tüm yaşam alan dilimlerinizi tam olarak tarayarak bu şekilde tablonuzu hazırlayın...
(Bu tabloyu bir kere yapmanız yeterli)
Her gün bu tablonuza bakın,rahatlıkla görebileceğiniz bir yerde hep gözünüzün önünde olsun...Tabloya her baktığınızda şu niyeti yapın ...istediğiniz kadar tekrar edebilirsiniz...
Ben tüm yaşam alanlarımda uyum ve denge içindeyim...Ben merkezimdeyim...
Şu andan itibaren yaşamınız ile ilgili bir seçim yaptınız...Merkeze kendinizi alarak yaşamınızın kaptanı olmaya,hayatınızı kendiniz yönetmeye başladınız...
Yaşamınızı şu an bir bütün olarak görüyor...ve sonuca olması gerekene odaklanıyorsunuz. Karşınızdaki tablo her yaşam alanının bütün olarak tarandığı aslında hepsinin 10 puan olduğu layik olduğunuz gibi mükemmel, bütün, tam olan dengede bir tablo...siz bu sonuca odaklandığınızda yaşamda size bu şekilde hizmet etmeye başlayacak...spor yapamamaktan mı şikayet ediyorsunuz bir anda çok uygun imkanlar sunan bir spor salonundan bütçenize göre bir teklif alabilir, para için yeni gelir kapıları açılabilir aile ile birlikteliğiniz güzel bir organizazyon yapılarak gerçekleşebilir, ilişki yaşadığınız kişi yaşamınızda sizin kendinizi layik gördüğünüz gibi yaşamınıza saygı duyarak güzel anlar yaratabilir,yeni iş teklifleri alabilirsiniz... vs.vs...
İlk aşama olarak bu yeni hazırladığımız tablo ile birlikte Yaşam alanlarımızla ilgili bir seçim yapıyor bu seçimimizle evrene nasıl bir yaşam yaratmak istediğimizi ilan ediyoruz. Bundan sonraki yazılarda da her bir yaşam alanımızı ayrıca nasıl iyileştireceğimizi, nasıl arınma ve onaylamalar yapacağımızı anlatacağım...
Unutmayın,yaşadığımız olumsuz olaylardan kurtulmak için mucize isteriz. Kendini kıskançlıktan, öfkeden, şikayet etmekten, kendine acımaktan vs...özgürleştirdiğinde mucizeyi ateşlersin...içimizde olağanüstü bir değişimi yarattığımızda içsel değişimler dış dünyada yerini alır...mucize gerçekleşir...
Yaşam amacınıza hizmet etmeyen üzüntü, acı, öfke, nefret, kızgınlık, yargılama ve suçlama ile ilgili kurmuş olduğunuz tüm oyunları bırakın...bu duygular yaşamınızı yönetiyorsa dengede değilsiniz...içinizdeki iyileştirici güce sevgiye ulaşamazsınız. Dirençlerinizi, tutunduğunuz bırakmayı red ettiğiniz her şeyi sevgiyle bırakın. Kendinizi,yaşamınızdaki tüm insanları, olayları özgür bırakın.Yaşamınızdaki kişilerin yaşadıkları olaylara, deneyimlerine saygı duyarak onları değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul edin. Daima Fakındalıkla yaşayın.Seçimlerinizi yaparken,sevgide kalarak sevgi dolu insanlarla sevgi dolu deneyimler yaşamayı seçin. Gücünüzü kimseye, bir olaya, bir kişiye, paraya, işe vs... teslim etmeyin.Hayır demeyi öğrenin,hayır kelimesini sevgide kalarak kendinizi onaylayarak söylerseniz kimse kırılıp üzülmez. Hayır diyememek gücü teslim etmek demektir.Öz enerjinizi vermektir.Yaşamınızı dengeye oturtmak, güçlü hissetmektir. Yaşamınızın sorumluluğu tamamen size ait. Bu sorumluluğu alın, ancak siz kendinizi ve yaşamınızı iyileştirebilirsiniz, adım atın ,eylemde bulunun, niyet edin,seçim yapın...
Sınırları kuralları kaldırın...Başarılarınız için kendinizi kutlayın... Yaşamınızın merkezinde daima siz olun...Yaşamınızı elinize alın... Merkezde siz olursanız öz enerjinize ve yaşamınıza sahip çıkıp tüm yaşam alanlarınıza aynı eşit uzaklıkta olursunuz... Kendinizi sevinç, neşe,sevgi ve barışta merkezlerseniz yaşamınızda bu şekilde olacaktır...
Kalpten yaratın,duygularınızı katın, nasıl olacağını düşünmeyin.Kalpten yarattıkça,özünle bir olacak kendini ve tüm insanları sevgi olarak görecek yaşamınızda daima sevgi dolu kişilerle ve sevgi dolu deneyimler yaşayacaksınız...
İçinizdeki gücü,yaratıcılığınızı ve o muhteşem sevginizi hatırlayın ve sahip çıkın. Kendinizi çok ama çok sevin...Sahip olduğunuz her şey için şükran duyun...
Işığınız ve sevginiz yeni yaratmış olduğunuz yaşamınıza, tüm yaşam alanlarınıza sonsuza dek aksın...
Sevgiyle, yaşamınızın her anından keyif alarak geçireceğiniz harika bir Nisan ayı diliyorum...
Füsun Paşa
Yaşam Koçu
Livcon International Certified Coach
fusun.pasa@mailmedianetwork.com |