 |
|
| |
 |
|
 |
|
 |
 |
 |
|
Eğer en fiyakalı, en kişiye özel ve ultra-şıklık detaylarına bir madalya verilecek olsaydı, kazanan kuşkusuz Aicon 62 olurdu. Umursamazca, alışılmışın dışında inen yan pencereleri harika bir şekilde işe yarayarak salonu gün ışığıyla dolduruyor. Mükemmel işçilikle uygulanan açık meşe iç dekorasyonda, öyle çarpıcı detaylar var ki bunlar bir tasarım fuarında sergilenmeyi hak ediyor. Sakin bir sadelikten çok şaşaaya düşkünlüğü olanlar için Aicon 62 rakiplerini açık ara geride bırakıyor. Hatta bu rakiplere Azimut 62S de dahil.
Aicon 62 kadar stil sahibi bir teknenin bile kullanımda kolaylıkları olmak zorunda. Bu teknede seyir yapmak isteyenler şanslılar. Genel olarak, gruptaki tekneler içinde en iyi üç kamaraya sahip. Master suiti etkileyici, teknenin tüm enine yerleştirilmiş ve banyosu içinde, ancak diğer tekneler de bu özelliklere yakın. Ancak, üçüncü kamara bir dahinin elinden çıkmış, garip yerleştirilmiş iki yatağa sahip olsa da oldukça geniş gözüküyor ve çok iyi kullanıma sahip. Üçüncü kamaralar söz konusu olduğunda bu tekne tamamen benzersiz. Aicon 62 ayrıca üç adet geniş ve mükemmel tamamlanmış banyosuyla da diğerlerini geride bırakıyor, V65 haricinde diğer tüm tekneler iki banyoyla yetinmek zorunda kalmış. Bu bölümdeki teknelerin tamamında kamara ve banyo dolapları oldukça cömert ancak iki tekne diğerlerini biraz daha geride bırakıyor; uzun V65 ve Aicon 62.
Diğer yerleşimler de gayet işe yarar şekilde yapılmış. Herhangi bir kamaradan dışarı adım attığınızda kendinizi geniş lobi ve açık plan mutfakta buluyorsunuz. Mutfağı lobinin bir parçası olarak planlamak ferahlık hissi yaratıyor, ancak Azimut 62S gibi bunda da mutfak, İngiliz teknelerindeki geniş tezgahlı ve bol dolaplı kocaman mutfaklarla kıyaslandığında, en iyisinden epeyce küçük kalıyor. Ancak gene de dolapları maksimize etmek için kullanılan pek çok pratik detay sayesinde dört dörtlük bir yemek hazırlamak mümkün.
Salondaki katlanabilir masa altı yolcunun tamamını rahatlıkla oturtabiliyor, ancak Aicon koltukların oturma bölümünün derinliğini biraz daha geniş tutsa ve dimdik arkalarına biraz da eğim verseymiş, masada oturanlar daha keyif alırlarmış (V65'in yemek bölümünde de aynı problem var).
Aynı şey havuzluktaki oturma bölümü için de geçerli. Oturacak yer fazlasıyla mevcut, ancak ufacık arka bölüm rahatsız ve boyunuz bir metreden kısa değilse sırtınızın büyük bir kısmı açıkta kalıyor. Neyse ki aynı şey salonda söz konusu değil, kanepe gerçekten son derece yumuşak ve rahat. Fotoğrafl arımızda salon biraz koridor gibi görünse de gerçekte öyle değil. Sunroof kapalı olmasına rağmen, derin ve yanları kaplayan pencereler ve sıra dışı uzun ön camlar içeriyle dışarısı arasındaki sınırı ayırt edilemez kılıyor. Neticede Aicon 62'nin salonu über-cool bir metropol barı gibi klas ve özel hissettiriyor.
28.4 tonluk ağırlığıyla Aicon 62, Princess V65 hariç gruptaki diğer tüm teknelerden daha ağır. Yakalandığımız ölü dalgalarda teknenin ağırlığının etkisini hissetmek mümkün oldu, Aicon 62 gayet ağır-oturaklı ve diğer teknelerden daha zarif bir şekilde inip kalktı. Ancak aynı şeyi sert dalgalar için söyleyemeyeceğiz; zarif Targa 62 ve hemen arkasından V65 bu konuda övgüye değer. Ancak unutmamak gerekiyor ki bunların ikisi de sıra dışı tekneler. Genel olarak Aicon 62 gayet iyi ve tatmin edici bir tekne.
En iyi sürüş, trim ve sürat için teknenin yüzde 30 ila yüzde 50 arası trim tab'a ihtiyacı var, bu fazladan bir knot ve daha rahat sürüşü sağlıyor. Trim yüzde 40 civarında ayarlanıp bırakıldığında, bu çok da sinir bozucu olmamakla beraber biraz alışılmadık.
Oturarak ya da ayakta, dümencinin geniş görüş alanı son derece iyi, ön camın bazı kısımlarındaki son derece sert eğimleri olmasa "sınıfının en iyisi" ödülünü Azimut 62S'le paylaşabilirdi. Koltukları Azimut 62S'deki gibi elektrikli ayarlanabilir olmasa da son derece rahat.
Tipik İtalyan geleneğine uygun olarak gaz kolları dümenin epeyce önüne yerleştirildiğinden oturarak sürüş otopilota bağlıyken mümkün, manuel sürüşte ayakta durmak daha uygun. Eğer bu tekneyi almayı düşünüyorsanız önceden bir test sürüşü yapmalısınız. Bizim kullandığımız 62 dümen probleminden muzdaripti - sancak palasında 12 dereceyi geçince dümen palaları durarak tekne sadece kayıyor, dönüşe başlayıp yatıyor ve dönüşü tamamlayamıyordu. İskeleye
doğru sürüldüğünde daha iyi yanıt veriyor, ancak diğer İngiliz teknelerden daha yavaş kalıyordu.
Aicon, bunun nedenini tekne Cenova'dan gelirken dümen palalarının hasar alarak eksenlerinin bozulmuş olabileceğine bağlıyor ki sancak dümen yatağında gördüğümüz su, bu
olasılığı doğrular nitelikte. Kuşkusuz Aicon asimetrik dümen problemini halledecektir ancak palaların tekrar hizaya oturtulmasıyla iskele sürüşü değişebilir. Ayrıca Aicon 62'de, böylesine büyük bir teknede alışılmamış bir düzenleme var; hız kaybını düşürmek için üzerinde anti-aeration levhalar olmayan, kıç aynalıktan çıkan dümen palaları.
Uluslararası, yüksek standartlara sahip bu tersanelerin aralarında seçim yapmak bence zor. Ancak, özel yapım motor yat iç tasarımı için bir seçim yapmamız gerekseydi bu Aicon olurdu. Aslında görünen montaj ve rötuşları diğerlerinden teknik olarak daha iyi ya da kötü olmamakla beraber, Aicon'un içi daha pahalı, kaliteli bir hava yaratarak diğerlerinin önüne geçiyor, en azından bizim fi krimiz bu. Her dolabın içi, doğramalarda kullanılan açık meşe ile kaplanmış,
62'nin ahşap işçiliğinde görünmeyen yerler ve dışarıdaki işçilik arasında hiç fark yok.
Sınıfının en iyisi özelliğini, kullanım kolaylığından çok stile ağırlık vermesinden dolayı kıl payıyla kaybediyor. Mesela, Aicon 62'de, Targa 62'de olduğu kadar tutunacak yer ve akıllıca kullanılan güverte dolapları yok. Bunlar yerine inanılmaz cam havalandırmaları ve tüm tekneler içinde en
havalı kumanda paneli - düğme tertibatı var.
Dokunmatik lamba anahtarları muhteşem görünüyor, teknenin tamamında aydınlatma son derece başarılı, misafi r kamaralarında yılan gibi uzanan okuma lambaları form ve
kullanımın mükemmel armonisine iyi bir örnek. İçte ve dıştaki krom işçiliği herkese örnek oluşturabilecek nitelikte.
Ne yazık ki uyarılması gereken bir nokta var. Aşağıda yer alan makine dairesinin mühendisliği iyi olsa da genel bitirilişi bazı yerlerde çok kötü, hem de sadece 1,23 milyon Pound'luk bir tekne için değil. Aicon kaygılarımızdan haberdar ve şu anda makine dairesinin içini iyileştirmek için çalışıyor. Görünüşe göre fuar nedeniyle fazla vakitleri olmadığı için test teknemizde 'alışılagelmiş titiz kalite kontrolü' yapılamamış.
Gerçekten de fuarda gezdiğimiz Aicon 64'ün makine dairesi iyiydi, ancak Aicon'un titiz kalite kontrolü, test ettiğimiz Aicon 62'yi atlamış olmalı. Her ne kadar eksiklikler yüzeysel kozmetik ve rötuşlarda olsa da makine dairesinin ikinci sınıf olması yüreklendirici değil. Günümüzde, söz konusu alanda standartlar sürekli olarak son derece yüksek.
Şu aşamada bir şey söylemek zor. Umarız son söz, Aicon'un 62 üretiminin bu denemede kazanan olmalarını engelleyen önemli konuları çözümlediği olacaktır. Çünkü bunu başarabilirlerse bu harika bitirilmiş, ultra-stil sahibi ve üstün tekne, daha tanınmış Avrupalı tersaneleri gerçekten de epey zorlayacak. Salon ve havuzluğunun kullanılışlılığı, sayısı her
geçen gün artan spor-gezi teknesi sahiplerini -ki bu büyüklükteki tekneleri bile- günlük seyirde kullananları mutlu edecek. Dostlarıyla günlük gezilerden daha uzun seyirler yapanlar içinse grubun en iyi üç kabin ve banyolu teknesine sahip olma garantisi var. |
|
| |
|
|
|
|
|
Normal trendlerdeki tekne üreticilerinin ancak birkaçı Sunseeker'dan daha cesurdur. Sunseeker, yıllar içerisinde, teknelerinin sınırlarını aşma cesaretini gösterdi ve 65 knot'lık XS200 ve XS Sport gibi muhteşem tekneler tasarladı. Sportfi sher 37'yi sakin sularda oyun gibi
görmek mümkün değil. Yine aynısını yakın zamanlarda çıkarttıkları üç makine seçeneği de
bulunan, hızlı-gövdeli, mükemmel işçiliğe sahip ve 62 bin Pound'luk şaşırtıcı fi yatı ile Superhawk'la yaptı. Diğer tekne üreticilerinin, günümüzde nasıl bir gayretle stil sınırlarını
zorlamaya hazırlıklı oldukları bir ölçü meselesidir -ki bu grupta, yeni Predator 62 hayranlık uyandıran zarifl iğine, modern ve havalı olmasına rağmen yeni bir çığır açmaz.
Predator 62'nin planı alt-salonsuz ekolün takipçileri Princess ve Aicon ile daha geleneksel Targa 62'nin arasında yer alır. Aşağıda bir oturma alanına sahiptir ancak Azimut 62S'de olduğu gibi, sadece içki ve atıştırmaya, TV seyretmeye yöneliktir -Targa62'de olduğu gibi rahatça yayılabileceğiniz geniş bir salon değildir. Buradaki tüm tekneler gibi hardtopun
altındaki alan, sunroof ve havuzluğa açılan kapılar kapatılarak dış dünyadan izole edilebilir. Geniş deri kaplı U şeklindeki tek oturma grubu ve karşısındaki parlak kiraz dolaplarla lüks bir
dekorasyona sahip. Tik zemin, kullanım açısından hatalı olmasına rağmen tik döşeli havuzlukla hoş bir bütünlük sağlıyor. Tik yer döşemesi kendisini mutfakta da gösteriyor, neticede Predator'un düzeni, ayakkabılarını çıkarmadan tekneye binme özgürlüğüne düşkün veya ıslak mayoları fazla dert etmeyenler için ideal. Bu teknelerin hepsi muhteşem mutfaklara sahip, fakat aralarında en geniş olanı Predator'un mutfağı, V65'inki ile eşit derecede, kolaylıkla şahane yemekler çıkarmak mümkün. Ancak katlanabilir bir sandalye alındığında dört kişilik bir yemek için rahat olan masaya, altı kişi oturduğunda, yerleşmek oldukça zor.
Alternatif olarak yemeklerinizi havuzluktaki masanın etrafında alabilirsiniz. Burada sıra dışı bir tarzla Aicon veya V65'e nazaran daha az sayıda sabit oturma ünitesi var, çok daha rahat. Burayı kolaylıkla, ekleyeceğiniz bir kaç portatif sandalye ile, diğer teknelere kıyasla daha iyi bir açık hava yemek alanına çevirebilirsiniz. Sadece Predator 62 ve Azimut 62S sahiplerine mahsus ayrıcalık ise yukarı aşağı hareketli yüzme platformu. Bu, botu ya da oyuncakları suya atıp almayı sağlamak dışında denizden adam almanın da en güvenli yolu. Üst güvertenin arka tarafından açılan motorlu güneşlik sayesinde havuz korunma kazanıyor, sabit bir fi berglas
uzantıya göre çok yönlü bir uygulama. Predator 62'nin bu etkileyici artı puanlarına rağmen üzerinde durulması gereken eksiklikleri de var. Bir nedenden ötürü Sunseeker puntelleri
alçaltıp, havuzluğun oldukça ilerisinden başlatmış. Rakipleriyle özellikle de derin parapetli Aicon ile kıyaslandığında, küpeştelerinin en arka bölümünün iki metrelik kısmında oldukça korunaksız bir hava veriyor. Ayrıca bu grupta, tekne bağlama elemanları hayal kırıklığı
yaratıyor. Aicon ve Azimut, değişik sayıdaki kıç bağlama halatlarının rahatlıkla üzerinde hareket edebileceği büyük, çok açılı makaralar kullanırken, Predator'da, kıç omuzluklarda uzun zaman bağlı kaldıklarında halatların sürtünerek yıpranmasına neden olabilecek basit paslanmaz plakalar kullanılmış. Baş taraft a; göz alıcı koçboynuzları, kurtağızlarına ve zincirlik kapak kilidine rahatsız derece yakın yerleştirilmiş, Ege-Akdeniz marinalarının kalın ve büyük palamarlarını alabilmek için daha geniş bir alana ihtiyaçları var. Son olarak Predator 62, bot garajı ve mürettebat kamarası arasında sizi seçim yapmaya zorlayan tek tekne, diğer tüm
tekneler ikisini birden sunuyor.
Predator 62'yi kullanmak son derece keyifl i. İngiliz tasarımlarının, spor-gezi ve fl ybridge teknelerde ne kadar atak sonuçlar verdiğini görmek kayda değer. En azından bu grupta
Sunseeker, tekneler arasında en iyi manevra kabiliyeti ile öne çıkıyor, muhteşem çevik Targa ile bile kıyaslandığında çok daha iyi. Bazıları bu kadar ataklığın pek önemli olmadığını iddia ediyor fakat tam tersini düşünenler de oldukça çok. Keyif unsurları dışında, tercih ettiğiniz sürüş tekniği, aktif olarak en sert koşullarda, en kötü dalgalara bile yakalanmadan etrafından geçebilecek derecede iyi kontrolün parmaklarınızın ucunda olması güven verici ve Sunseeker'ın kuvvetli power steering sistemi bunu zahmetsiz hale getirmiş. Büyük seyir konsolu muhteşem ve tüm rakiplerininki kadar etkin. Küçük bir harita alanı, minik bardaklıklar, öteberi için bir çıkıntı ve tekne sahiplerinin abartılı seyir ekipmanı ziyafetine dalabilmelerini sağlayan geniş panel alanı var. Ne yazık ki, muhteşem olabilecek seyir keyfi , dümen ergonomisi ve garip seyir görüşü ile bozulmuş. Pencerelerin dikey bölmeleri güven veren ölçülerde fakat diğer spor-gezi tekneleri ile kıyaslandığında çok daha geniş ve sayıları fazla
(üç yerine dört tane), neticede dışarıyı görüşü diğer teknelerden daha fazla kesiyorlar. Bunun sonucu olarak kaçınılmaz olan kör noktalara daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Biz spor-gezi teknelerini genellikle ayakta kullanırız ancak uzun boylu iseniz Predator'da bulunan tek mantıklı
opsiyon bu, aksi halde ön camlar boyunca uzanan derin dikmeden dolayı umduğunuz görüşe sahip olamayacaksınız. Eğer 1.68'den kısaysanız, koltuğu en yüksek seviyeye ayarlamanız gerekecek. Bu durumda dümen çok rahatsız bir biçimde diz seviyesinin altında kalıyor ve gaz kollarına ulaşmak için tuhaf şekilde dümenin önüne doğru uzanmanız gerekiyor.
Detay konusunda Predator, Princess V65'in akrabası. Bu; beğenilecek çok şeyin olduğu, gerekli olan hiçbir şeyin eksik olmadığı anlamına gelirken, diğer tekneler, özellikle de Azimut
62S ve Fairline Targa 62, standart olan ekstra detaylara sahip. Örneğin, 62S'in gelişmiş kıç bağlama ekipmanları ve elektrikli salon masası ya da Targa 62'deki bol sayıdaki el tutamakları ve mümkün olan en küçük alanın güverte kullanımına dahil edildiği teferruatlı kalıbı.
Neticede, Predator 62'nin inşa ve mühendislik kalitesi en azından buradaki diğer tüm tekneler kadar iyi. Azimut gibi, Sunseeker da ilk katta daha sağlam ve ozmoza dirençli dış tabaka sağlayan vinylester reçine kullanıyor. Dökme reçine ve vakum torbalama yerine elle laminasyon teknikleri kullansalar da dökme-kaplama makine daireleri üzerinde ellerinizi dolaştırdığınızda diğer tüm geleneksel laminasyonlar kadar pürüzsüz olduğunu göreceksiniz.
Sunseeker'ı birçok tekne üreticisinden ayıran özellik, mobilyaları kalıba diğerlerinden daha fazla gömmesi. Bu; gövde ve güverte kabuklarını oldukça kuvvetlendirip gıcırtı ve diğer sesleri azaltıyor. Mega yatların bir alt fi yat seviyesindeki bu teknelerin tümünde işçilik ve fi nişler kusursuz görünüyor.
Rakipleriyle kıyaslandığında Predator 62'nin en büyük farkı fiyatı. Tüm beklentilere karşın Sunseeker'ın başlangıç fiyatı muhteşem görünüşüne ve itibarlı marka imajına rağmen
buradaki tüm teknelerden daha düşük. Ayrıca konforlu güverte seviyesinin yanı sıra aşağıda da bir salon ve üçüncü kamarayı sunan tek tekne. Eğer kapatılmış havuzluğu salon sayarsanız en
yakınına gelen Fairline olurken, Azimut sizi üçüncü kamara ve alt salon seçenekleri arasında tercih yapmaya zorlar. Bu kendi başına bile başkasını tercih etmenize yeterli olabilir. Diğer tüm
teknelerde olduğu gibi Predator'ün de üzerinde durulması gereken eksiklikleri var. Eğer para hiç konu değilse, rakiplerinde 62'nin ulaşamayacağı birçok çekici özellikler var. Ancak para biraz söz konusu ise, Aicon 62, Azimut 62S ve Pirncess V65, Predator'den daha hacimli, ancak bunun da bir bedeli var. Predator'ün çok sayıdaki motor seçeneği başlangıç fiyatını 1 milyon Pound'un biraz altında olmasını sağlıyor. Targa 62 başlangıç fi yatının bir nebze altında (daha büyük motor standart olsa da) ve diğer üçüne kıyasla oldukça önemli miktarda bir tasarruf sağlıyor. |
|
| |
|
|
|
|
|
Bu gruptaki tek sıra dışı tekne Fairline Targa 62. Adında "62" olabilir ancak grubun hiç şüphesiz en küçüğü, en darı, hafi fi ve alçak olanı. Aynı zamanda kayda değer bir seviyede de en ucuzu. Teorik olarak Sunseeker 62 daha ucuza alınabilir ancak sadece 865hp makinelerle. Bu iki tekneye de 1,100 hp'lik gücü verdiğinizde, 1.04 milyon Pound'luk Targa 62, Sunseeker'a göre hala 72 bin Pound daha ucuz. Diğer üç spor-gezi modeliyle de arasında 200 bin Pound var- okkalı bir fark.
Targa 62, diğer spor-gezi teknelerinden daha farklı işlevlere sahip. Onun doğuşu, V65 ve Aicon 62'nin habercisi altsalonsuz ekolünün ilk zamanlarına gider. Aksine, tik döşenmiş klasik güverte hardtopun altında da devam eder, salon ise güvertenin aşağısında kalır. Bu alanı sadece halı döşeyerek diğer teknelere benzer bir tarz yaratabilirsiniz ancak kalıba dahil wet-bar'ı ve üstteki hardtopun parlak fi berglas kalıplarıyla hala rakiplerinden farklı bir havaya sahip
olacaktır. İşlevsel açıdan bakıldığında en benzeri Predator 62'dir. Yine de bu iki tekne arasında oldukça fark bulunmakta; ilk olarak,Targa 62'de havuzluk oturma grubu yoktur (onun yerine iki şezlong vardır) ve ikinci olarak da botun koyulabileceği bir alan ve mürettebat kamarası bulunur - Predator 62'de ikisi birden aynı anda bulunmaz. Targa 62'deki bir opsiyon ise üçüncü ranzalı kamara yerine bir ambardır.
Fairline'nın detaylara neredeyse nörotik derecedeki yaklaşımı, Targa 62'yi diğer teknelerden çok farklı kılıp sınıfında "en iyi" seçilmesini sağladı. En küçük alanın bile kullanıma dahil edildiği inanılmaz derecede karmaşık kalıbı tasarlayarak güverte kullanımını en üst seviyeye taşıdılar. 62'nin kalıbında; davlumbazın yanlarında iki büyük usturmaça ve halat dolabına ek olarak ön güvertede güneşlenme minderlerinin altında da iki tane ambar yer almakta. Ayrıca, bot garajının karşısındaki ekstra sancakşezlong, küçük havuzluk dolapları boyunca yer alan derin bir ambarı gizler. Ulaşım açısından rahat olan mürettebat kamarası, diğer teknelere oranla kolay kullanım sağlayan bir ambar olarak da kullanılabilir. Targa 62'nin geleneksel salon işçiliği sayesinde her oturma ünitesinin altında titizlikle kalıba dahil edilmiş birçok dolap, sadece kaşmir kazakları saklamak için değil aynı zamanda motor yağı ve fan kayışları gibi seyir malzemelerinin depolanmasına da uygun.
Bu dolaplarının etkisi hafi fe alınmamalıdır. Bu bölümde Targa 62, diğer büyük tüm tekneleri geride bırakır. Dört kişiyle daha uzun, daha cesur seyir planları yapıyorsanız, dağ gibi büyüyen seyir malzemeleri, opsiyon olarak sunulan ambarı tercih etmenizin en önemli nedeni olacaktır.
Eğer bu grupta sürücü için en iyi tekneyi istiyorsanız hiç şüphe duymadan bu tekneyi tavsiye edebiliriz. Tüm bu sporgezi teknelerini biraz farklı koşullarda test ettik, hiç biri gereğinden fazla zorlu değildi. Ancak Targa 62, sürüşü en yumuşak olan tekneydi ve narin gövdesi sert şartlarda da yumuşak sürüşün vaadini veriyor. Kontrolü ve kullanımı da diğerlerine oranla daha iyi.
Test sırasında Sunseeker'ın Predator 62'si sıra dışı manevra kabiliyeti, dönüşlerdeki kıvraklığıyla dikkat çekti. Targa 62'den de bir gömlek daha hızlıydı. Doğal olarak koca gövdesinden dolayı yavaş tepki veren Princess V65 ise daha az eğlenceliydi. 36 knot'ın 20.33 metrelik teknede pek de öyle sallana sallana ulaşılan bir sürat olmadığını akılda tutmak gerekir.
Geneline bakıldığında Targa buradaki hiçbir teknenin yaklaşamayacağı muhteşem akıcı bir duygu ve ölçü seviyesine sahip. Ayrıca Targa 62'nin "sınıfında en iyi" seçilen konsol ve dümen pozisyonu, test sürüşündeki diğer can alıcı noktalardan biriydi. Azimut 62S, görüş pozisyonunun olağanüstü olması ve çok yönlü ayarlanılabilir koltuğu ile diğer teknelerden daha fazla rahatlık sunarken, kontrol konsolundaki akılcılık ve dümen ergonomikliği söz konusu olunca V65 de aynı seviyedeydi.
Diğer ikisi ve Targa 62, küçük avantaj ve dezavantajlara sahip, fakat hepsi mükemmel. İnce gövdesiyle Targa 62'nin, 1,100 hp Man dizel makinelerle güç verilen Predator 62'den biraz daha az yakıt sarf etmesi sürpriz değil. 35.6 knot'luk azami hızında yakıt tüketim seviyesi Sunseeker'in 35.0 knot'luk teknesine denk geliyor: daha düşük hız aralığında 23.5 knot süratte yaklaşık yüzde 15 az sarfi yatla Targa 62'i başı çekiyor. Yakıt tüketiminde "sınıfının en iyisi" şerefi ni Azimut 62S ile paylaşmak zorunda zira büyük teknenin azami süratindeki değerler son derece etkileyici. Targa 62'nin Azimut 62S'i yürüten 1.015hp CAT dizelleriyle nasıl performans (ve yakıt tüketimi) gösterdiğini izlemek ilginç olurdu.
Az bilinen bir gerçek; Fairline, DTT (Detaylara Takıntılı Takım) adında bir ekibe sahip. Tasarımcılar halihazırda son derece mükemmel olan tasarımlarını birleştirdiğinde, DTT tekneyi baştan aşağı kontrol edip -mali işleri hovardaca harcamaları ile korkutan- teknedeki hayatın daha rahat ve güvenli olması için detayları rafi ne eder ya da yenilerini ekler. Bu en azından bizim teorimiz!
Targa 62, mega test teknelerimiz arasındaki en eski olan tekne, yine de takımın mükemmeliyetçiliği çok açıkça görülüyor. (62'nin yeni modelleri artık üretilmiyor. Fairline bu yıl başından itibaren, Targa 64 üretmeye başladı. Önümüzdeki sayıda yer vereceğimiz testinde gelişimi birlikte göreceğiz.) Bu mükemmeliyetçilik, Targa 62'nin inanılmaz güverte istif alanıyla sınırlı değil ayrıca teknenin içinde ve dışında bulunan çok sayıdaki tutamaklarda da görülür. Küçük bardaklıklar, onlara ihtiyacınız olana kadar önemsiz bir detaydır, ama Fairline burada son noktayı koymuş... Kaptan ve yardımcısı için, itildiğinde içeri giren bir çift bardaklık tasarlamış! Detaylara şöyle bir göz atalım. Tamamen ayarlanabilir konsol havalandırmaları, çift lenmiş göstergeler, konsolun su gider delikleri ve küçük bardaklıklar, konsolda bir 12V soketi, zincirlik kapağında ikinci bir emniyet kilidi, tam ihtiyacınız olan yerde ön koltukların yanına yerleştirilmiş elektrikli salon pencerelerinin yedek anahtarı ve dahası...
Kendi başlarına küçük ayrıntılar olarak gözükebilir fakat bütün olarak ele alındığında Targa 62'nin günlük kullanımını listenin en başına taşıyor. Devam edebilirdik ancak güverte altı detayları anlatabilmek için başka bir sayfaya daha ihtiyacımız olurdu. Ancak Targa 62'nin ince formu bir dezavantaj getirmiş:1,100hp MAN makinelerin turboları arasından geçiş için yeterli alan yok, netice olarak makine dairesi servis erişimi iki aşamalı, daha zahmetli bir işlem: makine yağ ve suyu için güverte salon hatch'inden aşağı inen merdivenleri kullanmak gerekiyor. İkinci aşamada, kıça doğru mürettebat kamarasının bağlantıyı sağlayan kapısından
geçerek deniz suyu frengilerine ve şanzıman yağına, jeneratöre ve dümen mekanizmasına ulaşabiliyorsunuz. Sonuçta makine dairesinde muhtemelen verilen tek taviz bu, diğer taraft an tesisatın kalitesi buradaki tüm teknelerle eşit düzeyde.
Bu grupta, Targa 62 rakiplerine meydan okuyor. Eğer daha klasik hatları size uyuyorsa ve tercihen geniş güverte salonunuzla misafi rlerinizi hayran bırakıp uzak limanlara gitmeyi planlıyorsanız o zaman bu farklılık gerçekten önem kazanıyor. Bundan daha eğlenceli ya da daha iyi kullanım detaylarına sahip bir tekne bulamazsınız.
Rakiplerinden daha küçük olabilir (muhtemelen Predator 62 istisna olarak) fakat bu oldukça mantıklı çünkü bir o kadar da ucuz. Zarif yapısı ve mühendislik kalitesi düşünüldüğünde bu grubun arasında paranızın karşılığını vermeyi başaran en iyi tekne olduğunu söyleyebiliriz. |
|
| |
|
|
|
|
|
Princess, zaman zaman ustaca bir manevra ile rakiplerini geride bırakmayı başarır. Harika tekneler üretirler ancak rakipleri de bunu yapar. Princess'in özellikle becerikli olduğu konu, tekne fi yatı ve boyutundaki ayardır, kimi zaman hiçbir ilave bedel istemeden ilave bir hacim sunar ya da benzer rakiplerinden bir nebze aşağıdaki fiyatlarıyla onları geride bırakır. Bakalım V65 ile bunu başarabilmişler mi?
Veri tablosundaki kıyaslama değerlerine bakın,V65'in tam boyu grubun en uzunu olmasına rağmen bu o kadar kıymetli bir fark değildir. Asıl göze çarpan eni ve gövde boyu uzunluğudur -bu değerler Princess'in üzerinde oynadığı farkın işaretleridir. 19.93 metrelik boyuyla, test tekneleri arasındaki 17.50 metreyle en kısa boya sahip Predator 62'ye fark atarken diğer üç rakibinden de yüzde 7-8 daha uzundur.
Bu ilave hacim V65'i gerçekten de öne çıkarır. Buradaki diğer tüm spor-gezi tekneleri gibi onun da üçüncü kamarası Aicon 62'nin radikal, fakat muhteşem kamarasıyla mukayese edilemese de diğer alanlarda rakiplerini geçer ya da en azından çıplak hacimde eşdeğerdir. Buradaki tüm tekneler iyi tasarlanmış ferah mutfaklara sahip, ancak V65'inki en geniş olsa da sadece diğerlerinin mutfaklarındaki üstün detaylardan yoksun olmasından dolayı "sınıfında en iyi" madalyasını alamaz. Princess'in aynı genişliği havuzlukta da görülür.
Oturma grubunun dar sırtlıkları, daha rahat olsa şahane olacakmış, geniş açılabilir masa altı kişi için ideal. Sunseeker'in Predator 62'si ve Aicon 62 benzer ferah alanlara sahip olsalar da her ikisinde de güneşlenenler şezlonglarını koltuk durumuna getirmek zorunda kalırken V65, sabit şezlongun yanı sıra geniş oturma alanı sunuyor.
V65 mürettebatı, en büyük mürettebat kamarası ile ödüllendirilmiş ve buna ek olarak geniş makine dairesine açılan büyük kapı son derece kıymetli bir pratiklik sunuyor. Aicon'da olduğu gibi V65'in güverte salonu iki ayrı oturma grubuna sahipken bu Azimut 62S ve Predator 62'de sadece bir tane. Ancak V65'in bu ikiz alanı mükemmellikten yoksun. Tam da Aicon 62'nin ön taraft aki oturma grubununki gibi oturma yerleri dar ve her iki masa da kısa boylular için zorluk
yaratacak biçimde yüksek tutulmuş. Azimut 62'nin muhteşem esneklik sağlayan, yüksekliği ayarlanabilir ve üstü açıldığında geniş bir yüzeye sahip olan tek masasıyla beraber hareketli
sandalye ve pufl arı her şartta tercih edilir nitelikte. Tavan yüksekliği ve yatak boyları hakkında söylenecek bir söz yok. Bu ölçüler hiç bir zaman 1.90 metre altına düşmezken çoğu zaman iki metre civarında.
V65'in hacmi, geniş kamara ve banyo/WC dolaplarında da kendini gösteriyor. Bunların çoğu açık rafl ar yerine son derece kullanışlı çekmeceler. Bu alanda tüm tekneler iyi flybridge teknelerde seyir yapmaya alışkın olanların bile bu teknelerle uzun yolculuklarda hayal kırıklığına uğramaları pek olası gözükmüyor. Eğer bu teknelerden herhangi birisinin güverte altında biraz daha fazla alana sahip olanı varsa bunlar V65 ve Aicon 62 olacaktır. Büyüleyici İtalyan teknesi gibi V65 de iki yerine üçüncü bir ensuit banyo/WC sunuyor; günlük kullanım için iyi ve ikiden fazla arkadaşınızla beraber yapacağınız gezilerde ise paha biçilmez.
V65, buradaki diğer tekneler arasında sivrilse de, iş sudaki kıyaslamaya geldiğinde, Fairline Targa 62'nin arkasından ikinci olarak gelir. V65, açıklarda yakaladığımız yaklaşık bir metrelik dalgaları bertaraf edip 35.9 knot'luk son süratini sergilerken çok rahattı. Tam yolda dönüş çemberi geniş olabilir fakat en önemlisi dümene verdiği ilk tepkisi çok hızlı ve kusursuzdu. Sadece Targa'nın arkasında kalabilir çünkü daha küçük teknenin ince formu ve daha hafi f olması sıkıştırıldığında daha atak ve çırpıntılarda daha yumuşak olmasını getirir. Grubun içinde en hızlı dümen tepkisiyle kutsanmış Sunseeker'ın Predator 62'si de olağanüstü manevra kabiliyetine sahip. Ancak, dümeni hayret verici olsa da, gövdesi dalgaları V65 veya Targa 62 gibi kolayca yaramıyor.
Targa 62 ve Azimut 62S'in dümencilerinin olduğu gibi V65'in sürücüsü de "sınıfında en iyi" seyir paneli ve dümen birleşimi düzeninden faydalanıyor. Net cihazlar, küçük bardaklıklar, öteberi için bir alan ve konsolun yansımayı kesen düzeniyle, kolay kullanım ortamı için her şey mevcut ve doğru yerleştirilmiş, V65'nin dümen ergonomisi güzel. Görüş açısı tüm yönlerde çok iyi olmasına rağmen eğer boyunuz kısa ise Targa 62'nin üzerindeki gibi veya "sınıfında en iyi"
olan Azimut 62S'inki kadar açık değil. Kayda değer tek imtiyaz ise V65'in mürettebatına sancak güverteye açılan yan kapı ile bahşedilmiş. Bu doğal havalandırmayı sonsuz derecede arttırırken tekne bağlı ya da demirdeyken mürettebatın salon ve güverte arasında hızlı geçişine kolaylık getiriyor ve kaptan tekneyi yanaştırırken V65'in etrafını, en azından sancak tarafını, net olarak görmesini ve iskele mürettebatı ile iletişimini sağlıyor. Düşük hızlarda sakin ve kararlı kullanımı sayesinde V65'i yanaştırırken korkuya gerek yok. Genelde bu büyük spor-gezi teknelerini marina içerisinde kullanmak son derece kolay.
Birbirinden tamamen farklı bu tekneleri kıyaslamak ustalık istiyor, farklar baktığınız yere göre değişiyor. Kritik bir alan olan makine dairesinde Princess'in standartları diğerlerininki
kadar yüksek. Üç konu öne çıkıyor: Donanımın tertipli olması, günlük bakım gerektiren ekipmana ulaşım kolaylığı ve fi berglas laminasyonun kalitesi. Princess, Azimut'un (buradaki üreticiler arasında tek) bu günlerde kullandığı dökme-reçine ve vakum torbalama tekniklerini uygulamıyor ancak elle laminasyon uygulamaları mükemmel sonuçlar veriyor. Doğrama işçiliğine gelindiğinde, eğer görünmeyen iskeleti ve dolap içi kaplamaları dahil edersek diğer üreticiler Princess'e fark atıyor.
Özellikle Aicon 62 her nereye bakarsanız bakın ya da dokunursanız dokunun, çok daha büyük ve pahalı teknelere has olabilecek klas ve paradan kaçınılmadığını gösteren havaya sahip. Görünen kısmı ise başka bir konu. Ne Princess'in cilası diğerlerinden daha az parlak veya işçiliği daha az mükemmelliğe sahip, ne de kumaş ve ahşap paneller arasındaki kapatma fi tilleri daha kötü veya eğri, büğrü. Detayların en iyisindeki kadar cömert olmadığını söylemek
haksızlık olmaz. Otomobilinizin park sensörleri uygun bir kıyaslama olacaktır. Hayatta kalmak için böyle fuzuli bir ayrıntıya gerek yoktur ancak sahip olmak son derece güzel bir duygudur. Eğer V65 bir otomobil olsaydı, hem önde hem arkada park sensörleri olurdu. Diğer taraft an Azimut ve Fairline yanlara da koyardı.Ve muhtemelen tavana bile!
Princess işi, benimki seninkinden daha büyük bir oyunu çevirmeyi başarmış. Targa 62 ve Predator 62 bir yana, V65 rakiplerinden daha pahalı değil ve ayrıca diğerlerinin sunduğu tüm önemli kullanım özellikleri ile donatılmış ve bazı alanlarda biraz daha fazlasına sahip. Bazı diğer tekneler üstün detaylara sahip ancak madalyonun öbür yüzünde, temel tasarım kusurlarında Princess buradaki diğer teknelerden çok daha azına sahip. Stil hakkındaki öznel
sorular ise tamamen farklı bir konu. Princess sadelik ve dinginliğin üstadı, bu onlara çok uygun olsa da ve tartışılacak biçimde modanın fantezilerinden uzak dursalar da, bu her
zaman tercih edilen bir şey değildir. Bazen fazlasını arzularız! |
|
| |
|
|
|
|
|
Kimi zaman akılcı düşünce, duygulara yenik düşer. Yoksa neden insanlar 220 bin Pound ödeyerek iki Mercedes S600 alabilecekken aynı parayı Rolls-Royce Phantom'a versinler ki? Bu nedenle aşağıdaki mantıklı değerlendirmelerin arasında kaybolmadan önce, nefes kesici master kamaraya bir göz atarak bu konuda duygularınızı gözden geçirmelisiniz.
Gördüğümüz hiçbir fotoğrafı, teknenin tüm enine oturtulmuş kamaranın yarattığı muazzam hissin hakkını verememiş. Şüphesiz her iki taraft aki, altı büyük kare pencereyi görüyorsunuz, ancak fotoğrafl ar dışarıdaki mavi dünyayla kurduğunuz bağı yakalamakta kifayetsiz kalıyor.
Azimut bununla da yetinmemiş; aynı tema, değişmeksizin teknenin tamamına yansıtılmış. Baştaki misafi r kamarasında da alışılmıştan büyük dikdörtgen pencereler kullanılarak,
venge ahşabın koyu rengiyle harika bir denge sağlanmış. Sınıfının en büyük pencere alanı ve sunroof 'uyla 62S'in deck salonu en ferah ve havadar olanı, teknedekilere sadece harika
bir manzara sunmakla kalmıyor, kaptan için de mükemmel görüş sağlıyor; sınıfının en iyi görüş alanına sahip olanı ve en güvenlisi. Bu tekne aynı zamanda kullanımda da pratik
olabilir mi?
Azimut 62S, buradaki diğer teknelerin sunamadığı kadar esneklik sunuyor. Başta, makas gibi yerleştirilmiş ikiz yataklar saniyeler içinde çift kişilik yatağa dönüşüyor, ve ikiz yataklı düzenlemede kamaranın ortasında bolca boş alan var ki bu özellik orijinalde ortaya yerleştirilmiş büyük yataklı kamarada bile yok. Ayrıca alt salon ya da üçüncü misafi r kamarası
arasında seçim yapmanız da mümkün, ancak bu durumda yapacağınız seçim kalıcı olacaktır. Bir yandan, hangi seçeneği tercih ederseniz edin daha daha az alandan taviz verip daha
fazlasına sahip oluyorsunuz, ancak diğer yandan Sunseeker ve Fairline her iki seçeneği de aynı anda sunabiliyor. Eğer üçüncü kamara olmadan da yapabilirim diyorsanız, tahmininizden çok daha rahat olan TV ve ikinci kokteyl salonu gerçekten büyük rahatlık.
Sabitlenmemiş koltuk ve pufl arın, elektrikli alçalıp yükselebilen, üstü katlanabilir masanın yer aldığı geniş, tek oturma alanlı deck salon muhteşem. Bu alan V65 ve Aicon 62'deki iki ayrı sabit alanla kıyaslandığında daha yaratıcı ve Predator 62'deki tek yemek alanından da daha kullanışlı.
Olumsuz tarafı ise 62S'in sınırlı havuzluk koltukları. Önde oturma pozisyonuna geçebilen kocaman bir güneşlenme yatağı ve iskelede bir kanepe var ancak bu, rakip teknelerin
(Targa 62 hariç) işe yarayan masaları da olan daha sosyal oturma düzenlemeleriyle rekabet edemiyor. Bu sorunun yanıtını bulmak güç; 62S'in deck salonunu o denli aydınlık, havadar, davetkar ve rahat bulduk ve içgüdüsel olarak orada oturmayı seçtik ki havuzluk kanepelerini aramadık. Ancak siz farklı hissedebilirsiniz.
Yılların deneyimine rağmen İtalyan üreticilerin hala şok edici, tekneyi kullananın zorlukla dışarıyı görebildiği ergonomik kabuslar olan gösterge panelleri ve dümen pozisyonları üretme potansiyelleri var. Dolayısıyla Azimut'a, sınıfının sürekli en iyisi seçilen Fairline ve Princess'le beraber, bu konuda yüksek puan vermek gerekiyor. Söz konusu sürüş alanlarını farklı kılan çok az nokta var. V65 ve Targa 62'da harita bölümleri, ıvır zıvırı koymak için küçük bölümler ve daha az avangard ancak daha net göstergeler var. 62S'in en önemli avantajı hangi süratle giderse gitsin eşsiz panaromik görüş alanı -ki bu boyda bir spor-gezi teknesi için, özellikle demirlerken büyük nimet. Bir başka puan kazandıran nokta ise bir stil harikası olan dümen koltuğu. Normalden daha derin, katlanabilen ve gerektiğinde yan destek sağlayan minderleri ve tamamı elektrikli ayarlanabilir koltuğu, 62S'i en konforlu tekne konumuna taşıyor.
Manevra ve sürüşler konusunda İngiliz tekneler hala üstün durumdalar. 62S gayet iyi ancak bu alanda dünya lideri olan teknelerle yarışıyor. Dolayısıyla hayal kırıklığı yaratmasa da hayranlık da uyandırmıyor. Mutedil dalgalı havada gövdesini zorlama imkanımız olmadığından sert hava koşullarındakini sürüş kalitesini tahmin etmek güç, ancak aynı koşullarda Targa 62 ve V65'den daha kuvvetli olduğunu hissettik. Daha kısa olan Predator 62'nin sıra dışı manevra kabiliyetine sahip olmasa da kullanırken dönüşleri ve dümene yanıt vermesi bu boyut ve ağırlıktaki bir tekne için iyiydi.
Hayal kırıklığına uğrayabileceğiniz iki nokta olabilir: Trim ayar göstergelerinin karmaşık makine monitör sisteminin içine koyulması kötü haber. Azimut bu konuda yalnız değil; tasarımcılar arasında silecekler ve trim ayarları gibi son derece önemli kumanda ya da göstergeleri çok sistemli ekranlara entegre etmek gibi bir eğilim baş gösterdi. Bu, görüntüde hoşluk yaratsa da, eliniz ayağınıza karışmış durumdayken görülmelerini zorlaştırıyor. İkinci olarak 62S'de
tam yolda dümen tam basılı dönüşlerde burnunu suya gömerek dönüşe karşı koyma eğilimi var. Bu, şaft sürüşlü spor-gezi teknelerinde şaşırtıcı değil, dümeni biraz boşlayarak teknenin ve palaların boşlamasını sağlamanız gerek.
Sizi hayal kırıklığına uğratmayacak husus 62S'in yakıt sarfi yatı. Maksimum 34.7 knot'ta, Targa 62'nin aynı hızdaki Mil/Galon randımanını yakalıyor, boyutları ve ağırlığı göz önüne alındığında bu dikkate değer bir başarı. Teknelerin hepsi için bir veri listesi derleyemediysek de 62S, Targa 62'nin düşük süratteki daha az sarfi yatı hariç, diğerlerini geride bırakmış görünüyor.
Azimut'un detayları "sınıfının en iyisi" olan Targa 62'den farklı olsa da tekne gene de ullanımda çok pratik. Makine dairesinde kaymaz basamak ve düzgün kalıplı zemindeki kaymaz bantları göreceksiniz. Bölüm iyi aydınlatılmış, buna rağmen Azimut uzun, yol gösteren lambalar kullanmış. Değiştirilebilen mazot fi ltreleri, uzağa yerleştirilmiş pis su tankları, ucunda sıkma tabancası olan tatlı su hortumu ve ikincil teçhizat için düz kalıplanmış kaideler gibi detaylar
günlük bakım-tutumu oldukça kolaylaştırıyor. Ancak kontrol edilmesi gereken bir muamma var; mazot tanklarının seviyesini görmek için ölçme valfi ne bastığımızda, tankları birbirine bağlayan boruların garip tepkisi ile 62S sancağa doğru yattı. İngiliz tersanelerinin ispat ettikleri üzere, elle lamine edilmiş inşalar çok iyi olabiliyor, ancak diğerleri, Azimut'un uyguladığı dökme-reçine, vakum torbalı inşa tekniklerini uygulayana kadar, 62S'in masif inşası, bu gruptaki en ileri teknik olacak. Güverte kalıplarının gözle görülür kalitesi de fevkalade iyi, ince eleyip sık dokunduğunda gruptakilerin içinde en tutarlı cilalanmışı olduğunu söyleyebilirim. Diğer hoş güverte detayları ise pis zinciri usturmaçalardan uzak tutan oluk, emsalsiz kıç bağlama düzeneği ve opsiyonel, yükselip alçalabilen yüzme platformu.
Azimut'un pratik detaylara özeni aşağıda da sürüyor. Tutmadıklarımız listesindeki "Köşeli mobilyalardaki yıpranma ve ezilme" bir eleştiriden ziyade bir merak. Test ettiğimiz 43S'de olduğu gibi 62S'de de köşeli mobilyaların açık uçlarında hafi f yıpranma izleri görülüyordu, yıllar içinde nasıl dayandıklarını zaman gösterecek. Fairline gibi Azimut da işe yarayan dolapları maksimize etmeye odaklanmış. Tezgah üstlerinde ve dolap içlerinde pratik yalpalıklar göze çarpıyor. Yüksek hızda seyrederken zarar görmemeleri için çatal, tabak
ve bardaklar için ayrı bölümler yapılmış. Sert akrilik kapı panellerinin arkasına saklanan fon aydınlatması muhteşem. Geniş kıç kamarada dolaplara geniş yer ayrılmış.
Direkt olarak, ana kamarayla ilgili paragrafa mı geçtiniz, yoksa tüm yazıyı okudunuz mu? Eğer tamamını sindirerek okuduysanız, hesaplı yakıt sarfi yatıyla 62S'in buradaki en uyarlanabilir ve çok yönlü tekne olduğunu görürsünüz. Azimut 62S'in, İngiliz teknelerinin baş döndürücü zirvesine çıkamamasının nedeninin kullanım kontrolü ve sürüşü olduğunu da anlamışsınızdır.
Pratik şıklıklardan ödün vermeden bu denli modern bir stile yer vermek için kendinizi bu işe fazlasıyla adamış olmanız gerekiyor. Buna rağmen 'tuttuklarımız' listesi gelip geçici stil özelliklerindense, son derece değerli, sınıfının en iyisi özellikleriyle dolu. Bu denli moda olan 62 ft 'lik bir hardtop spor-gezi teknesi için bu bir mucize. |
|
|
 |
 |
 |
 |
|