"7 litrelik 1970 tarihli orijinal motorla tam olarak aynı güce sahip."
Hayalimde "The Dukes of Hazzard" filminde oynayan Bo Duke'üm; General Lee'nin kaportasında bir o yana bir bu yana patinaj çekip duruyorum. Tamam, o otomobil 1969 Dodge Charger'dı ve bu da 1970 Dodge Challenger'ın reenkarnasyonu, ama turuncu boyalı ve motor kapağı da buz pateni sahası genişliğinde, dolayısıyla sanırım haklıyım.
Şu anda Britanya'da sadece iki tane Challenger bulunsa ve ikincisi motor kontrol arızası yüzünden ortalıkta görünmese de, Bo'nun sürüş tarzını taklit etmeyi denemesem iyi olur.
Yaklaşık 5 metrelik uzunluğu ve 2 metrelik genişliğiyle muhtemelen pek bizim kalemimiz bir otomobil değil, ama başına üşüşmekten, metal levhanın bütüncül görüntüsünü içimize çekmekten ve böylesi bir ürüne ancak bu tarz muazzam bir küstahlığın yakıştığını düşünmekten geri duramadık. Bu doğru, Challenger artık bir konsept değil. Dodge'un ana şirketi Chrysler 7 bin tane üretiyor (talep artarsa, ki artmak zorunda, daha da fazlasını). Ne yazık ki resmen Britanya'ya (ve de ülkemize) gelmeyecek, ama eğer çok isterseniz birkaç tanesi paralel ithalat (grey import) yoluyla dolaşıma girdi, 40 bin pound civarında satılıyor (ABD'deki perakende fiyatının 37 bin 995 dolar olduğu hatırlanırsa arada derin bir uçurum var).
Bu ilk otomobil gayet iyi geliştirildiği izlenimi uyandırıyor. Direksiyon iyi, nadiren tıkırdıyor ve gıcırdıyor, iç kısmı hoş ve geniş. Mimarisinin büyük bölümünü Chrysler'in 300C saloon'uyla paylaşan bir otomobilden beklediğiniz de bu zaten. 6.1 litre 425 HP'lik Hemi motoru da güzel bir dokunuş. 7 litrelik 1970 tarihli orijinal motorla tam olarak aynı gücü veriyor ve Challenger tahmin ettiğiniz kadar ağır olmadığı için (1878 kiloluk ağırlığıyla tüy sıklet sayılmaz ama BMW M3 Convertible'dan daha hafif) rahatça hızlanıyor. 0-100 km/s 5 saniyenin biraz üzerinde, 0-100-0 ise 17 saniye yani Aston V8 Vantage ile aşık atmasına yeter.
Bu rakamlar beklentilerinizle aynı noktada ve vitesler arasındaki derin uçurumlara rağmen vites değiştirirken biraz zorlansanız da beş hızlı otomatik şanzıman çabuk tepki veriyor. Fren sistemi Brembo'ya emanet, Challenger'ı 20 inç'lik jantlarının arkasında bulunan 360 mm'lik ön disklerle donatarak takdire değer bir iş çıkarmışlar. Aslında bu otomobilde sevilecek çok şey var. Yol tutuşu ve sürüşü sanıldığından çok daha iyi. Süspansiyon sürpriz biçimde kontrollü ve lastikler asfaltı oymaya çalışsa da şasi çoğu zaman doğru şeyi yapıyor. Yazık ki, yol hakimiyeti hissi tamamen ortadan kalktığı için sert virajlarda biraz endişe verici davranıyor. Ama otomobil sadece bunlardan ibaret değil. Mümkün olduğunca kayıtsız bir tarzda, hiç çaba harcamadan son derece havalı görünüyor. Bir kolunuzu koltuğun kenarına uzatıp diğerini direksiyonda sallandırarak sürmek isteyebileceğiniz türden bir otomobil.
Motor V8, 6059 cc
Maksimum güç 425 HP @ 6200 d/d
Maksimum tork 570 Nm @ 4800 d/d
0-100 km/s 5.2 sn (açıklanan)
Maksimum hız Açıklanmadı
Fiyat 40000 £ (İngiltere fiyatı)
Yazı: Ollie Marriage
Fotoğraflar: Stuart Collins |