 |
|
| |
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
İstanbul 13 Mart' ta parçaları Pete Tong ve Judge Jules gibi önemli dj'ler tarafından çalınan ve yaptığı çalışmalarla sürekli olarak İngiltere Buzz listelerinin üst sıralarında yer alan ALEX GAUDINO'yu ağırlıyor.
"Destination Calabria" ve "Watch Out" isimli hit parçaların sahibi ALEX GAUDINO, Statü Production tarafından gerçekleştirilecek olan organizasyonda 13 Mart' ta İstanbul'un en gözde gece kulüblerinden olan DISCORIUM'da dinleyicilerine muhteşem bir gece yaşatacak. ALEX GAUDINO öncesindeyse commercial müziğin Türkiye'deki en ünlü Dj'i aynı zamanda Number One Grup Müzik Direktörü olan DJ MERT HAKAN performans sergileyerek geceye renk katacak. |
 |
 |
 |
14 Mart, Cumartesi gecesi, efsane haline gelen New York tarzı disco ve house'u yeniden ele alan Hercules&Love Affair, nadir DJ setiyle Otto Santral dinleyicileriyle buluşuyor. Gecenin bir diğer sürprizi ise Horse Meat Disco'dan tanıdığımız James Hillard. Kapıların 23:00'de açılacağı gecenin biletleri Biletix'den temin edilebilir. |
 |
 |
SGM 2008-2009 sezonunun ikinci yarısına ABD'li mezzo soprano Gail Gilmore'un konseri ile başlıyor. Sanatçı 17 Mart Salı günü Türkiye'deki ilk ve tek konserini Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi'nde verecek.
SGM'deki konserinde ilk olarak Giuseppe Verdi'nin "Ave Maria"sını seslendirecek olan Gilmore, daha sonra da aralarında ünlü müzikal Oz Büyücüsü'nün ülkemizde de gayet iyi bilinen "Over The Rainbow"u, Gershwin'den "Summertime", "The Man I Love", "Embraceable You" ve "I Got Rhyth'm" adlı parçaları seslendirecek. Sanatçı konserin ikinci yarısında ise ABD'de zencilerin kiliselerinde seslendirdikleri müzik olan gospel'lara yer verecek. Konserde Gail Gilmore'a piyanist Jan Lenselink eşlik edecek.
Giuseppe Verdi - Ave Maria
Friedrich Gulda - PARIDISE ISLAND
M.Hamlisch - CHORUS LINE What I Did for Love
H.Arlen - WIZARD OF OZ Over the Rainbow
J.Kosma Autumn Leaves
K.Melua Piece by Piece
George Gershwin - Summertime, The Man I Love, Embraceable You, I Got Ryth'm |
 |
 |
|
Ünlü saksofon virtüözü Ricky Ford'un bu özel projesi efsanevi Neyzen Tevfik'e bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Tevfik'in 130. doğum gününün kutlanacağı bu gecede Ford, solo saksofonu ile 20. yüzyılın ilk çeyreğini kendine özgü şekilde yorumlayacak. |
 |
 |
DJ Premier ile birlikte kurdukları hiphop topluluğu Gang Starr ile büyük başarı yakalayan ve daha sonra solo olarak başladığı Jazzmatazz serisi ile ismini müzik tarihine altın harflerle yazdıran Guru, bu şaşırtıcı ismi "Gifted Unlimited Rhymes Universal" cümlesinin başharflerinden oluşturarak aldı.
1990'ların başında grubuyla Step in the Arena ve Daily Operation gibi bugün birer klasik olarak kabul edilen albümler yayınlayan Guru, 1993'te Donald Byrd, N'Dea Davenport ve Roy Ayers gibi isimleri arkasına alarak Jazzmatazz Vol.1'ı yayınladı. Serinin ikincisi Vol.2:The New Reality'de bu kez Branford Marsalis ve Jamiroquai gibi isimler de vardı. Eleştirmenler tarafından 90'ların en başarılı rap ve hiphop projelerinden biri olarak kabul edilen Jazzmatazz, 2000'lerde de tüm hızıyla devam etti.
Guru solo projeleri ve Gang Starr arasında mekik dokurken sadece hiphop değil, pop, elektronica/dance ve acid jazz türlerine de uzandı ve çok sayıda ünlü isim için prodüksiyonlar gerçekleştirdi. Kendi deyimiyle "İçime sinen düzgün ilk albüm." yani Version 7.0: The Street Scriptures 2005 yılında MC Solar'ın prodüktörlüğünde yayınlanır yayınlanmaz hiphop listelerinde doğrudan zirveye yerleşti. Bu kişisel denemeyi diğer Jazzmatazz projeleri izledi. Yine 2005'te 7 Grand adlı yepyeni bir plak şirketi kuran Guru, tüm çalışmalarını Solar ile birlikte bu çatı altında sürdürüyor.
Guru'nun tüm dünyayı kendine hayran bırakan dehası bu kez Babylon duvarlarından kulaklarınıza çarparken kendinizi bu olağanüstü müziğin esiri olarak bulacaksınız! Hiphop'ın gerçek "Guru"su sizi burada bekliyor! |
 |
 |
| Profesyonel müzik hayatına başladığı 1992 yılından bugüne eğitimi, yeteneği ve etkileyici sahne performansıyla ülkemizin yetiştirdiği en başarılı bayan solistlerden biri olan Sibel Tüzün, yeni jenerasyon Türk caz piyanistlerinin ve kompozitörlerinin başında gelen Selen Gülün'le beraber caz standartları ve müzikal şarkılarına uzanan etkileyici bir repertuar hazırladı. Projenin prömiyerinin yapıldığı 6. Alanya Caz Günleri'nin açılış konserinde dakikalarca ayakta alkışlanan Sibel ve Selen bu projeyi uluslararası caz festivallerine ve seçkin caz klüplerine taşıyorlar. |
 |
 |
Tüm zamanların en iyi caz müzisyenlerinden biri olarak kabul edilen ve 60'lı yıllardan bu yana dünya çapında tanınan bascı ve viyolonselist Ron Carter, hafızanızdan silinmeyecek iki performans için Babylon'da olacak. Tommy Flanagan, Gil Evans, Lena Horne, Bill Evans, B.B. King, the Kronos Quartet, Dexter Gordon, Wes Montgomery ve Boby Timmons gibi ünlü isimlerle çalışıp, 2500 kadar albümün yapımına yardım eden sanatçı 1960'ların başında Amerika'nın çeşitli yerlerinde Jaki Byard ve Eric Dolphy ile konserler verdi. 1963'den 1968'e kadar Miles Davis Quintet grubunun bir üyesiydi. Detroit News tarafından "Yüzyılın En İyi Basçısı " olarak seçilen Carter, Downbeat dergisi tarafından "Yılın En İyi Caz Basçısı" ödülüne layık görüldü, National Academy of Recording Arts and Science tarafından ise "En İyi Müzisyen" ödülünü aldı. 1993 yılında Miles Davis Tribute Band ile "En İyi Caz Enstrüman Grubu" dalında ilk Grammy ödülünü kazanan sanatçı, 1998'de "Sheet Blues" şarkısıyla ikinci Grammy ödülünü evine götürdü.
Ron Carter halen çeşitli üniversitelerde caz üzerine eğitim veriyor ve müzik hayatına hiç ara vermeden devam ediyor. Müziğindeki müthiş melodi ve ritim sayesinde dinleyicisi üzerinde ciddi bir etki bırakan Ron Carter'ın müthiş performansını kaçırmayın! |
 |
 |
| Oyunculuğu kadar sesiyle de herkesi büyüleyen sanatçı 24 Mart'ta Yunus Emre Kültür Merkezi'nde. Zuhal Olcay'ın masal gibi sesi eşliğinde harika bir konser izlemeye hazır mısınız? |
 |
 |
|
"NİL KIYISINDA"
Bu albümde, daha önce 'Ben Özgürüm' ve 'Masal' şarkılarında da birlikte çalıştığı Alper Erinç'le çalışan Nil, albüme bu ismi "romantik bulduğu için" verdiğini söylüyor. Albümün mixlerini Depeche Mode ve Simply Red'le çalışmış olan Michael Zimmerling üstlenirken, mastering'i (yine Londra Metropolis stüdyolarında Amy Winehouse'un mastering'ini de yapmış olan) Stuart Hawkes gerçekleştirdi.
Nil'in 'Best Çof gibi on şarkı' diye nitelendirdigi ve üzerinde çok çalıştığı albümünde bir de sürpriz konuk var. Mazhar Alanson, 'İlla' adlı şarkıda Nil'e eşlik ediyor ya da Nil'in deyimiyle 'Şeref veriyor'. |
 |
 |
| Türk Pop Müziği'nin hem en iyi müzisyenlerinden hem de en iyi seslerinden biri olan Levent Yüksel, 21 Mart 2009 Cumartesi günü ilk kez Yeni Melek sahnesinde olacak. |
 |
 |
İstanbul'un % 100 canlı tek reggae grubu Sattas ve Boğaziçi Üniversitesi'nin dub®gae severlerlere kazandırdığı taze grup Iya Waves yüksek enerjili bir konserde GHETTO sahnesini paylaşacaklar.
Ciddi bir fan kitlesi bulunan Sattas, enstrümanlara hakimiyeti ve renkli sahne performansı ile bir konserden beklentinizi fazlasıyla karşılıyor. Reggae müdavimleri kadar caz, ska, dub ve rock severleri de kaliteli müzik etrafında bir arada toplamayı başaran Sattas; trompet, saksofon gibi nefesliler ve harmonika gibi reggae'nin vazgeçilmez enstrümanlarını sahnede canlı olarak icra ediyor.
2008'de Boğaziçi Üniversitesi Taşoda Stüdyosu'nda kurulan Iya Waves, yaptıkları müziğin tadını çıkartarak, tüm dinleyicileri ile birlikte dans ederek onları şarkıların ve melodilerin içine çekmeyi beceriyor. Enstrümanlarına son derece hakim yedi müzisyen, üç dilde seslendirdikleri şarkılar ve sahne kabiliyetleri sayesinde kısa zamanda çok uluslu, dans etmekten keyif alan bir dinleyici kitlesi edindi.
Bu iki grubun ardından dub, reggae ve ska çevrelerinin sevilen iki DJ'i Ras Memo ve King Seroman'dan son zamanların en eğlenceli ve dans dolu setlerinden birine tanık olacaksınız. |
 |
 |
| 2003 sonlarında reggae dünyasına bir bomba gibi düşen The Dynamics, soul müziğin Jamaika geleneksel müziğine çarpıcı yansımasını hayranlarına sunuyor. Topluluk, soul, reggae, dub ve old-school tarzlarının izinden giderek modern prodüksiyon teknikleriyle müzikseverleri coşturmaya devam ediyor. Disco, rock, pop ve soul dünyasının en sevilen hitlerini reggae formatına sokan The Dynamics ile etkileyici ve dinamik bir sahne şovuna ve çok güçlü vokaller dinlemeye hazırlanın! |
 |
 |
...bellek tazelemek, hatırlamak, araştırmak, kazımak, sorgulamak, karşılaşmak, karşılaştırmak, hikaye anlatmak...
Bütün haberciler haberi tartışıyor şimdi, haberi, haber etiğini yeniden tartışıyor. Muhabiri içinde yaşadığı dünyadan koparıp, haberi tartışıyor.
Biz haberin bize ulaşana kadar geçirdiği evrelerle, gerçek olan, ya da gerçek olanın kurgulanarak bize sunulma biçimleriyle ilgileniyoruz.
'Muhabir' ile Memet Ali Alabora'nın kişisel hikayesinden hareket ederek, bireysel olandan toplumsal olana varmayı; kendi haberlerimiz aracılığı ile bellek tazelemeyi, farkındalık yaratmayı, gerçeğe, olan bitene yeniden bakmayı, değişmeyi ve değiştirmeyi seçiyoruz.
'Muhabir' adını verdiğimiz bu yeni yolculukta, muhabirliği deneyimlemiş oyuncu Memet Ali Alabora'yı yıllardır biriktirdiğimiz sorularla, bu sorulara aradığımız yanıtlarla yüzleştiriyor, onun bize vereceği haberleri kendi süzgecimizden geçirerek yeniden kurguluyoruz. Bunları yaparken de yeni gazeteciliğin araçlarını kullanıyoruz, yeni tiyatronun, yeni müziğin, yeni dansın.
10+ Made in Turkey Konsept & Kurgu & Yönetim: Övül Avkıran-Mustafa Avkıran [10+] Dramaturji: Lex Bohlmeijer Ses & Video Tasarımı: Selçuk Artut Işık Tasarımı: Yüksel Aymaz Kültür ve Turizm Bakanlığı\'nın Maddi Katkılarıyla Ortak yapımcılar: Rotterdamse Schouwburg, TEMPS D'IMAGES 2009 / garajistanbul, Kosmopolis Rotterdam Prömiyer : 3 Şubat 2009, Rotterdam, Hollanda
Muhabir: Memet Ali Alabora |
 |
 |
Dünyaca ünlü Talvin Singh'in başını çektiği bu proje, eski doğu müzikleri ve drum'n'bass tutkusunu harmanlayarak Hindistan ezgileriyle bir araya getirmiştir. Farklı duygular, hareketler ve renklerin buluşmasından oluşan bu müthiş formül oldukça farklı bir performans olarak sunuluyor. Birbirinden oldukça farklı geçmişleri olan Talvin, Niladri ve Smadj tüm müzikal tecrübelerini İstanbul'lu müzikseverlere sunmak için Babylon sahnesinde buluşacak. Konserden hemen sonra Talvin'in DJ kabinini ele geçirmesiyle muhteşem bir partiye hazır olun! |
 |
 |
Beyaz şemsiyelerinin gölgesinde demli çayların ikram edildiği, çocukların gazoz ve dondurma, yaşlı ninelerin ise bir damla serinlik ve huzur rüyaları gördüğü şirin bir çay bahçesi... yağmurla yıkanan, bereketli topraklarda kutsanan asmaların lezzetli şaraplara dönüştürüldüğü eski bir şarap mahzeni... her geçtiği şehire kömür kokusunu ve göçebeliğini taşıyan emektar bir yük treni...balkonundan sarkan motifli halısı, içeriden gelen anason kokusu ve saz tıngırtısıyla kendini rüzgara teslim etmiş bir yayla evi... hayat artık tüm gerçekçiliği ve keyif veren ayrıntılarıyla Kenan Ataseven'in dioramalarında hayat buluyor.
Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan Kenan Ataseven, çeşitli sergilerde eserleri sergilenmiş bir sanatçı, büyük ajanslarda çalışmış bir kreatif direktör ve başarılı bir diorama ustası. Gerçek veya kurgu bir anın üç boyutlu olarak modellenmesi olarak tanımlanan dioramalar, statik maketçiliğin en zor, en çok ustalık gerektiren alanı. Kenan Ataseven, bu işe önce hobi olarak başlamış; zamanla küçük objeleriyle yeni kompozisyonlar yaratmak ve yaşama dair farklı hikayeler anlatmak hayatının odak noktası olmuş. Şimdi ise yarattıkları dört duvar arasından çıkıyor, insanların ve hayatın arasına karışıyor.
İlayda Sanat Galerisi'nde 4 Mart- 4 Nisan 2009 tarihleri arasında görebileceğiniz sergide Kenan Ataseven'in serbest çalıştığı dioramalar bulunuyor. Her biri saatlerce süren el işçiliğinin eseri olan maketlerin en büyük özelliği; yaşanmışlık hissini küçük boyutlarına rağmen çok iyi yansıtabilmesi. Sanatçı, bunu şaşırtıcı detaylar ve bol bol sabır isteyen büyük bir özenle sağlamış. Dioramalarda kullandığı malzemeler ise çok çeşitli ve yaratıcı; içlerinde su şişesi kapağından, pizza kutusuna, çay süzgecinden, yolda bulduğu tahta parçasına kadar her şey var. Maketlerin ölçeği ise 1/35. Yani Kenan Ataseven'in maketlerinde kullandığı bir masa ya da sandalye objesi başparmağınızın yarısını geçmiyor.
Her şeyin bir benzerinin yapıldığı günümüzde farklı bir şeyle karşılaşmak ve bu yaratıcı adamın gözünden dünyaya küçük açılarla bakmak isterseniz, Kenan Ataseven'in dioramaları 4 Nisan tarihine kadar İlayda Sanat Galerisi'nde sizleri bekliyor olacak. |
 |
Ayrıntılı Bilgi için;
Tel: 0.212.227 92 92
GSM: 0.532.425 33 91
e-mail: ilaydasanat@ttmail.com |
 |
 |
Engin Gürkey Perküsyon Topluluğu, multi perküsyon (Türkiye)
Yinon Muallem, zarb, kanjira, bendir (İsrail)
William Richard Cardosa, Afro-Latin perküsyon-vokal (Küba)
Sandesh Popatkar, Tabla (Hindistan)
Amy Salsgiver, çağdaş perküsyon (ABD)
Bachar Khalefi, etnik perküsyon (Lübnan)
Aleksandar Petrov, tapan (Makedonya)
Parham Saremi, hand drums (İran)
Monica Bulanda, perküsyon (Polonya)
Gürkan Özkan, multi perküsyon; Emre Karabulut, darbuka; Hüseyin Kayaroğlu, def; Türker Çolak, multi perküsyon
Turay Dinleyen, keman; Orçun Çanaklı, klavye; Kemal Oksal, tuba; Tevfik Kulak, trompet; Göksun Çavdar, klarnet-saksofon; Hasan Gözetlik, trombon
Dans: Utku Bal, Deniz Çiçek
Her biri ülkelerinin önde gelen perküsyon sanatçılarından oluşan bu çok kültürlü topluluk, dünya perküsyon ve ritimlerine dair solo performanslarını sergilerken, sırasıyla Engin Gürkey'in beste ve düzenlemelerinden oluşan repertuarını, önce perküsyon topluluğu ile birlikte sergileyecek, ardından Nabız topluluğunun hareketli ve neşeli komposizyonlarına eşlik ederek müzikal bir şölen atmosferi yaratacak. Nabız bize ritimlerin de dünya üzerinde gezilere çıkabileceğini gösterecek bir proje. Onlar İsrail'den, Küba'dan, Hindistan'dan, ABD'den, Lübnan'dan, Makedonya'dan, İran'dan gelebilirler. Yeter ki, ritimlere hayat verecek kişilerin ellerinin altında bir müzik aleti ve yüreklerinde atan bir "Nabız" olsun... Bir de ev sahibi...
Sandesh Popatkar (Hindistan), Parham Saremi (İran), Yinon Muallem (İsrail), Bachar Khalefi (Lübnan), Aleksander Petrov (Makedonya), Amy Sclagzerg (ABD), Willam Richard (Küba) |
 |
 |
J.C. Bach: Uvertür, Lucio Silla
W.A. Mozart: 18. Piyano Konçertosu, Re Majör, K451
W.A. Mozart: Divertimento, Mi bemol, K113
W.A. Mozart: 24. Piyano Konçertosu, Do minör, K491
Yorumları ve programları dolayısıyla kendi çapındakiler arasında dünyanın en önde gelen orkestralarından kabul edilen İskoç Oda Orkestrası kurulduğu 1974 yılından bu yana gerçekleştirdiği faaliyetlerle İskoçya'nın en önemli kültür elçilerinden de biri. Yıl boyu İskoçya'da verdikleri konserleri Belçika, Almanya, Avusturya, İsviçre, İspanya ve ABD'ye de taşıyan topluluk özellikle Sir Charles Mackerras'la yaptığı kayıtlarla büyük beğeni toplamış hatta Grammy adaylığı da almıştı. İş Sanat konserinde eşlik edecekleri ve şefliklerini de gerçekleştirecek olan Polonyalı piyanist Piotr Anderszwski ise yorumundaki derinlik, yoğunluk ve özgünlük dolayısıyla günümüzün en heyecan verici virtüözlerinden. Berlin Filarmoni, Boston, Chicago, Londra ve NHK Senfoni ve Amsterdam Concertgebouw'la beraber çalan genç sanatçı Virgin Classics için 2000'den bu yana kaydettiği albümlerle de birçok ödülün sahibi oldu. Müzikseverlerin 34. İstanbul Müzik Festivali'nde Deutsche Kammerphilharmonie Bremen konserinden hatırlayacakları Anderszewski sıkça birlikte çalıştığı İskoç Oda Orkestrası eşliğinde özellikle Mozart yorumuyla unutulmaz bir konser verecek Mart ayında. |
 |
 |
"Sanat yapın, tamam, ama asıl dünyayı değiştirmeye çalışın." Böyle demişti sanat hocam. Ben de o günden beri neyi değiştirebilirim diye düşündüm; ve buldum...
Sanat adına ne kadar ileri gidilebilir? Sınırı nedir? Ya aşk adına... neler feda edilebilir?
Aşkın ve sanatın birlikte irdelendiği bu çarpıcı oyun, aynı üniversitede okuyan iki çiftin karmaşık ilişkilerini gözler önüne seriyor.
Neil Labute son yılların en çok ses getiren yazarlarından biri. Bir çok eleştirmene göre Amerikan tiyatrosunda Mamet ve Shepherd' ı izleyen en önemli oyun yazarı. Oyunlarından bazıları; Bash, Some Girls, This is How it Goes, filmlerinden bazıları; Your Friends and Neighbours, Nurse Betty, In the Company of Men.
Yazar: Neil Labute
Çeviren / Yöneten: Mehmet Ergen
Dekor / Kostüm: Neil Irish
Işık: Yakup Çartık
Oyuncular:
Esra Bezen Bilgin
Betül Çobanoğlu
Bartu Küçükçağlayan
Deniz Celiloğlu |
 |
 |
Mekanda sergi salonuna girdiğinde izleyici, bir rüya anının içinden, kendi içinde geçiş imkanları sağlayacak olan deliklerden, iki tarafa doğru salınarak, bir mekandan diğer bir mekana geçecek. Serginin dispozitifi bize sokakta yaşanmakta olan ile sahnede yapılmış olan arasındaki şimdiki zaman ve geçmiş zaman ilişkisini göstermekte. Bir yandan geçmişin içinden gelen, toplumsal ve sanatsal verilerin ötesine giden bir "bellek hareketinin" takibi söz konusudur. Diğer yandan ise, duvarlar geleceğe doğru açılımı sağlayabilecek olan sanatsal önermelerle doludur. Umut ilkesi bu heterojen ilişkiden ivmesini alır.
"Bir Aşk Kelimesi" burada umuda yaslanmakta ve yankılanmaktadır. Duracak olan bir hızın durağına gelmenin getirdiği bir rehavet içinde umut kendisini, belki de, görünür kılacaktır. Hiroşima'yı hiç gördük mü? Veya hayal mi ettik?
"M/M, Marguerite Duras'ın "Hiroşima Sevgilim" ve "Yaz Yağmuru" kitaplarının üzerine, 2003 Venedik Bienali'ndeki Molly Nesbit, Hans-Ulrich Obrist ve Rikrit Travanija'nın bir projesi olan "Ütopya İstasyonu" sergisinin grafik yankısının yansıması. Bu iki düzenleme, 41 adet tabureden yapılmış desen-harflerin ritmini katederek, heceliyor: "Just Like an Ant Walking On The Edge Of The Visible". Gizli bir dengede oluşan bütün bu gürültünün içindeki izleyici, Hiroşima'da, belki de, hiç birşey görmediğini hatırlayacak." |
|
|
 |
 |
 |
|
|