Baharın Coşkusu Kelebekler

Baharı karşılamaya hazırlandığımız bu günlerde brandlife ekibi olarak rengarenk bir ruh haline büründük ve bu ayın konusunun kelebekler olmasına karar verdik. Sizin için doğanın renklerinin, coşkunun ve heyecanın bir arada olduğu bir sayı hazırladık.

Güneşin ilkbahara göz kırptığı bu günlerde hepimizin içindeki heyecan ve coşku kozasından sıyrılmak için kıpırdanmaya başladı. Yavaş yavaş baharı karşılamaya hazırlanıyoruz.
Doğa kendini yenilemeye başladı bile; beyazlarından arındı, rengarenk bir giysiye bürünüyor. Biz de değişiyoruz. Sabahı güneşin parlak ışıklarıyla karşılamak, içimizdeki enerjiyi ve gücü fark etmemizi sağlıyor. İşte bahar sarhoşluğu böyle başlıyor. Doğayla iç içe olma isteği; gerek deniz kenarında gerekse kırlarda...

Hepimiz baharla birlikte arayışa gireriz. Kendimizi yenileriz. Bir kelebek gibi kozamızdan ayrılırız. Ruhumuz rengarenk bir giysiye bürünür. Yeni heyecanlar, yeni maceralar peşinde koşmaya başlarız. Gücümüzü fark eder, daha dışa dönük olur, çekinmeden içimizdeki renkleri gösteririz. İnsanların baharda kolayca aşık olmasının bir nedeni de bu değil mi? Ya da en mutlu olduğu işi baharda bulmasının... Çünkü baharda insanlar da doğanın renklerinden alırlar nasiplerini ve bonkörce yansıtırlar bunu karşılarındakilere.

Tırtılların kozalarından çıktığı, kelebeklerin çiçekler üzerindeki dansının başladığı mevsimdir ilkbahar. Kanatlarındaki renklerden desenlere kadar herkesi kendilerine hayran bırakan bir güzelliğe sahiplerdir. Dokunmaya kıyamayacağımız kadar hassas, izlemeye doyamayacağımız kadar da renkli ve mükemmellerdir.

Bazılarının 24 saat, bazılarının ise sadece tek bir mevsimlik ömrü vardır. Ve kelebekler yaşamak için en güzel mevsimi seçmiştir. Baharın gelişiyle canlanır, sonra yerlerini dökülen yapraklara bırakırlar.

Çekinmeden yaşamak gerekiyor hayatı. Kelebekler gibi... Renklerimizi göstermeye korkmadan ve hayata karşı duyduğumuz heyecanı saklamadan.

Yazı: Merve Mağden