Bahamalar'ın dış adalarından Abacolar'ın, Hope Town Limanı girişindeki kırmızı beyaz, şeker gibi boyanmış deniz feneri kadar belirgin başka bir sembolü yoktur. Birkaç gün önce limandan ayrıldığımızda fener kırmızı beyaz badanalıydı. Ancak geceyi Man-O-War-Cry'da geçirdikten sonra, korunaklı limana yaklaşırken karşımızda beyaz badanalı bir fener buluyoruz. GPS'i, haritayı tekrar kontrol ediyoruz, ancak gördüğümüz, buranın Hope Town olduğu. Meğerse şansımıza, yedi senede bir yapılan rutin işin zamanı gelmiş; fener boyanıyormuş!
Okyanus aşırı uçuşları, Nassau'ya transferi, kumanya alışverişi ve brifing için de yarım günü çıkartınca geriye, Moorings'in Marsh Limanı'ndaki merkezinden alacağımız teknede beş buçuk günlük bir seferimiz kalıyor. Dolayısıyla gidebileceğimiz yerler sınırlı. Abacolar'ın güzel yanı ise birbirine kısa mesafelerde pek çok koya sahip olması. A planımız Green Turtle adacığına doğru çıkıp, öğle yemekleri ve gece konaklamaları yaparak, dönüşte mümkün olduğunca fazla koyu ziyaret etmek. Teknemiz Ultimate Pair-O-Docs adında Moorings 4300 katamaran.
Bölgenin hava durumunu veren iyi radyo ve telsiz istasyonları var, eğer bir yerlerde kablosuz ağ bağlantısı bulabilirseniz en iyi raporları www.barometerbob.com'dan alabilirsiniz. Kumanya ve harita alışverişi ve brifingi tamamlayıp, öğle yemeğinden sonra Marsh Limanı'ndan ayrılıp kendimizi güney-batı rüzgarına bırakıyoruz. Dış kısımdaki adaların çoğu havaya açık olduğundan kısa bir motor seyriyle Hope Town'a varıp, burada demirlemeyi tercih ediyoruz. O akşam Barometerbob ABD'den gelen bir soğuk hava cephesinin ve bunun getireceği batı ve kuzeybatı fırtınasının uyarısını yapıyor.

Abaco Denizi, dış kısmındaki adaların koruduğu, esasen sığ -hatta bazı yerleri çok sığ - bir iç deniz. Bazı adaların arasındaki açık denize ulaşan kanallarda derinlik kısa bir mesafe içinde birkaç metreden binlerce metreye değişebiliyor. Bu, dünyanın sayılı dalış alanlarından birinin oluşmasına neden olurken, bir yandan da bazı hava koşullarında koca okyanus dalgalarının sığ suyla buluştuğu noktada hırçın bir deniz yaratıyor.
Bu dalgalar öylesine kötü olabiliyor ki, kimi zaman büyük gemiler için bile tehlike oluşturabiliyor. Disney'in Great Guana adacığındaki tatil köyünü bırakmasının nedenlerinden biri de bu; çünkü kötü hava koşullarında yolcu gemilerinin giriş garantisi olmayabiliyor. Yani kuzeybatıdan esen fırtına Green Turtle Adası'na açılan kapı olan Whale Cay kanalını geçişe kapatıyor. Bu durumda B planını uyguluyor ve sadece 20 mil uzunluğunda, 5 mil genişliğindeki korunaklı Abaco Denizi'nde seyrediyoruz. Küçük bir alan olabilir, ancak öğlen yemeklerinde de geceleri de demirlemek için pek çok koy seçeneğimiz var.
Hava koşullarından dolayı bir yerde mahsur kalmak için Hope Town'dan daha iyi bir yer düşünülemez. Limanı çevreleyen, canlı renklere boyanmış ahşap evler, liman kalabalık olsa da ziyaretçilere ayrılmış bağlama yerleri, yemek yiyebileceğiniz pek çok lokanta seçeneği var. Biz, geceliğine 15 ABD Doları ödeyerek Cap'n Jacks Restaurant'ın önünde bağladık. Öğlen yemeğinde ödediğimiz kişi başı 15 dolar da düşünülürse bu hiç de pahalı değil.
Öğleden sonra, vardığımızda rüzgar hâlâ güneybatıdan esiyordu. Biz açıkdenize bakan kumsalda yüzdük. Kumsal karadan esen rüzgarla temiz ve sakin, adaların kendine has pembemsi beyaz kumlarıyla çok hoştu. Yüzerken dev vatozlar yanımızdan süzülerek geçiyordu.
Hope Town'da geçirdiğimiz mecburi ama keyişi günün sonrasında, Moorings katamaranımızın eninden biraz daha geniş olan ve suların çekilmesiyle iyice sığlaşan kanaldan geçerek, dikkatle limandan çıkıyoruz. Great Gutana adacığındaki yerleşim bölgesinin hemen açığında demirleyip öğle yemeği yiyoruz. Öğle yemeğininin toparlanmasından sonra Whale adacığının kanalına göz atmak üzere, adanın kuzeybatı ucundaki Baker's Bay'e doğru yola koyuluyoruz. Ancak büyük dalgalar bunu riskli hale getiriyor, radyoda birkaç saat önce bu geçitten geçmeye çalışan bir teknenin zarar gördüğünü ve bir mürettebatının yaralandığını öğreniyoruz.
Korunmak için gerisin geri dönüyoruz, ertesi sabah geri gelmek ve teknede barbekü yapmak üzere Delia's Cay'de gecelemeye karar veriyoruz. Daha önce ziyaret ettiğim sakin koyun yazlık ev inşaatlarıyla dolu bir şantiyeye döndüğünü görüyorum. Yürüyüş yapmak için plajın boş bir kısmına çıkan mürettebatımız bile güvenlik görevlileri tarafından uzaklaştırılıyor. Biz de buralarda 'ana kara' muamelesi gören Great Abaco Adası'ndaki Treasure adacığına gitmek üzere ayrılıyoruz.
Haritada işaretli olmayan birkaç sığlığa dikkat etmemiz gerekiyor, ama güneş karşıdan geldiği için bunları seçmek zor. Bir gözümüz derinlik göstergesi ve elektronik haritada yani. Sonunda bir golf resort, marina ve nihayet dış kısımda bir limanı olan Treasure Cay'e ulaşıyoruz. Buranın güvenliğine ve sunduğu hizmete kusur bulmak mümkün değil. Ancak orta yaşlı apartman binaları şehrin görüntüsünü biraz bozuyor. Dükkanlar da erken saatte kapanıyor, akşam saat sekizde yemek için karaya çıktığımızda, restoranların saat dokuzda kapandığını öğreniyoruz. Buna rağmen adam başı sadece 20 Euro ödeyerek ıstakoz ve bonfileden oluşan mükellef bir yemek yiyoruz; şikayetçi değiliz kısacası.

Sabah uyandığımızda havanın kaldığını görüyoruz, hava raporuna göre son birkaç günümüz sakin geçecek. Bahamalar Karayipler'den olduğu kadar, Amerika anakarasının hava durumundan da etkileniyor. Amerika'dan gelen soğuk cepheler, yazın 10-15 knot, kışınsa biraz daha kuvvetli olarak kuzeydoğu ve güneydoğu arasında değişerek esen, bölgeye hakim ticaret rüzgarlarını etkileyebiliyor. Bu çok da problem değil, korunaklı koyların arasındaki mesafe hiçbir zaman bir iki saatten fazla sürmüyor. Hatta yazın Atlantik'ten gelen kasırga riskinden daha tercih edilebilir bir durum.
Man-O-War adacığı tekne inşasıyla ünlü. Allbury Brothers bunlardan en önemlisi; tersane, altı düz küçük kayıklardan uskuna ve farklı, geleneksel bir tip olan Bahama yarış şalopalarına kadar her şeyi inşa etmiş. Bu tekneler halen yarıştırılıyor ve adalar arasında kıyasıya rekabet var. Günümüzde Allbury tersanesi daha çok süratli fiberglas tekneleriyle tanınıyor.
Sabah Treasure adacığını geçip, limanın son anda görülebilen dar girişinin güneybatısında yer alan Old Scopley's kayasındaki turkuvaz sularında yüzmek için mola veriyoruz. Koyun ortalarındaki tonozlardan birini alıyor ve yakındaki bir katamaranda çalışan saçı sakalı birbirine karışmış bir denizci tarafından karşılanıyoruz. 'İşte size büyük bir paradoks. Tonozlar ücretsiz, ama fiyatı 20 dolar. Bahamalar'a hoşgeldiniz, dünyanın en muhteşem yeri!' Burada kalmaya karar veriyoruz. Akşam yemeği için karışık atıştırmalıklar hazırlıyoruz; keçi peyniriyle fırında pişmiş, soğan marmelatlı küçük patatesler, kraker üzerinde körili mayonezle karıştırılmış yumurta, kızarmış ekmek üzerinde parmesan ve domates, bagetler üzerinde kızarmış biber, şeftali ve kayısı, karamel ve çikolata soslu kızarmış muz. Teknede hazırlanmış bir yemek için hiç de fena değil.
Ertesi sabah saat 10'da tekneden çıkacağımız için geceyi Moorings'in Marsh Limanı'ndaki merkezine yakın bir yerde geçirmemiz gerekiyor. Birkaç saat yelken seyrinden sonra, öğlen yemeği için Elbow adacığında demirliyoruz, daha sonra geceyi geçirmek üzere daha yeni beyaza boyanmış feneriyle Hope Town'a gidiyoruz.
Karar? Abacoslar'ın alçak adacıkları Karayipler'in daha yüksek adalarından epey farklı, ancak bu bölgenin de kendine ait bir hoşluğu var. Her yerde bulunan deniz kabuğu çorbası, kızartmaları ve salataları, sakin atmosferi, muhteşem berrak, sığ, turkuvaz suları ya da hafif ve orta şiddetteki esintisi ve sayısız koyuyla size Karayipler'in başka bir köşesinde tadamayacağınız bir deneyim sunuyor. Navigasyonu gözle, en fazla rehber kitaplarla yapmak mümkün, daha derin su çekimi olan tekneler için kanallarda seyir biraz daha zor olabilir. Bu nedenle katamaran kiralamak daha akıllıca, düşük su kesimi ve teknede herkese yetecek kadar geniş alanıyla bu bölgeye en uygun tekne.

Türk Hava Yolları'nın Bahamalar'ın başkenti olan Nassau'ya doğrudan uçuşu bulunmuyor. Fakat en yakın uçuş alanı Miami. THY ile yaklaşık 2 bin TL'ye (tek gidiş) Miami'ye gidip, oradan deniz yoluyla veya Bahamas Air (tek gidiş 83 Dolar) ile Nassau'ya ulaşmak mümkün. Dileyen, British Airways'in Londra Heathrow havaalanından Nassau'ya direkt uçuşunu kullanabilir; fiyatı 1691 Pound (yaklaşık 4092 TL).
www.thy.com
www.britishairways.com
Club Line Moorings 4300 katamaran, düşük su çekimi ve bolca yaşam alanıyla bu sular için iyi bir seçenek. Teknede tuvalet ve duşu içinde dört tane çift kişilik kamara, güzel mutfaklı geniş bir deksalon, koca bir dipfriz ve navigasyon bölümü var. Yukarıda ise kocaman bir havuzluk var, makineler çift 40 beygir Yanmar. 780 litre suyumuz bize altı gün yetti. Teknedeki her şey problemsiz çalıştı. Ancak teknedeki bazı şeyler oldukça eskimişti: hareketli armanın bir kısmı, dolanmış bir 2:1 ana yelken kandilisası, sıkışmış bir genoa camadan iskotası ve her tramolada ana yelkene takılan jib. Fiyatı, düşük sezonda günlük 540 Pound, yüksek sezonda ise 740 Pound.
www.moorings.co.uk
Bir başka seçenek de International Yacht Charter Group. Her tekne tipinde ve farklı fiyat aralığında Bahamalar'da charter imkanı sunuyor. Elbette bütçeniz ne kadar genişse o kadar lüks bir tekneyle tatil yapıyorsunuz. Fakat biraz da nasıl bir charter yapmak istediğinize bağlı.
www.internationalyachtchartergroup.com
Benzer şekilde, www.charterworld.com'dan da hizmet alabilirsiniz. Yelkenli, motoryat, megayat gibi bol seçenek görmek isteyenlere öneririz.
Bahamalar'da Türk bayrağıyla charter yapan tek Türk firması Karyat; Princess Zeynep ve Süheyla Sultan tekneleriyle Bahamalar'da charter yapıyor. Her biri son derece lüks olan tekneler; Bahamalar, Küba, Virgin adaları, Leeward adaları, San Blas ve Las Berlas rotasında tatil imkanı sunuyor. Princess Zeynep'in, 12 adet süitinin her biri büyük ve konforlu. Uzun süre tatil yapmak için bütün gereksinimlere sahip. Tam boyu 50 metre, genişliği 7.5 metre. Charter için uygun olan ilk period 01.04.2009 / 30.06.2009. Ücreti ise 77 bin Euro. Süheyla Sultan teknesi de Princess Zeynep gibi tam donanımlı, ultra lüks bir yat. 40 metre boyunda ve 6.5 metre genişliğinde. 6 süiti bulunuyor. Uygun olan period yine aynı 01.04.2009 / 30.06.2009. Fakat fiyat oldukça farklı; 42 bin Euro. Bu fiyatlara dahil olmayan kalemler var. Kayıt olmadan önce büyün detayları öğrenmenizi öneririz.
www.karyacht.com |