 |
|
| |
|
 |
| |
 |
 |
 |
Hem New York'tan kaçıp 1-2 gün kafa dinlemek hem arkadaşımı ziyaret etmek hem de yeni başkan seçildikten sonra oradaki havayı görmek görmek için DC'yi tercih ettim. Bunca senedir Amerika'da olmama rağmen daha önce hiç DC'ye gitmemiştim. Bu hafta sonu arkadaşımı tekrar ziyaret etmek istedim. Bu kez benimle birlikte New York'tan 4 kişi daha geldi. Daha kalabalık bir grup olarak toplanıp DC'ye gittik. Açıkçası eğlence hayatı olmasına rağmen beni pek de heyecanlandırdığını söyleyemem fakat Beyaz Saray, Pentagon, Arlington National Cemetry (Kennedy gibi Amerikan tarihinden birçok önemli kişinin mezarları burada), National Gallery of Art ve de Vietnam Savaşı adına yapılmış olan V şeklindeki siyah mermer üzerine yazılmış olan şehit isimleri kesinlikle görülmeye değer.
Bu anıtın enteresan bir hikayesi var. Devlet 1980'lerde bu anıt için ülke içinde bir yarışma başlatmış. Mimarlardan projelerini Washinton'a göndermelerini istemiş ve de tamamen objektif olabilmek adına isimlerini projenin altına değil de arkasına yazmalarını istemiş. 1.500'e yakın proje arasından birini seçmişler. Tahmin edersiniz ki aralarında birçok ünlü ve tanınmış miamarların da tasarımları varmış. Fakat beğendikleri anıt tasarımı 20 yaşındaki bir Yale öğrencisine aitmiş ve de ironiye bakın ki bu kız Vietnam asıllıymış. Anıtın en çok hoşuma giden kısmı, şehitlerin adını alfabe sırasına göre yazmak yerine, senelere göre sıralamış olmalarıydı. Böylelikle yakınlarını kaybedenler, onlarla birlikte şehit olan diğer kişileri de anabiliyorlar.
Yeni öğrendiğim bir şey ise Beyaz Saray'ın tepesindeki Amerikan Bayrağı ile ilgili: Başkan eğer o anda oradaysa asılı duruyormuş. Beyaz Saray'da olmadığında indiriliyormuş (biz ordayken asılıydı demek ki Obama evindeydi). Bir de tepesinde 24 saat pusu nişancılarının bekliyor olması dikkatimizi çekti.
Şehir turunun tarihi kültür kısımlarını bitirince Ritz Carlton'ın barına gidip bir şeyler içtik, ardından hazırlanmak üzere odalarımıza çıktık. Akşam yemeği için CAFÉ MİLANO'ya gittik. Tabii ki DC'de politikacı görmeden yemek yemek mümkün değil. Seçimlerin ardından gittiğimde de burada yemiştim ve iki seferde de çok memnun kaldım. Ama asıl favorim öğlen yemekleri için KAFELEOPOLD'S. Genç, canlı, neşeli bir kalabalığı ve inanılmaz lezzetli yemekleri var. Saatlerce oturup muhabbet eşliğinde yemek yemek için ideal. Sonra M STREET GEORGETOWN'da yürüyüş ve biraz da alışveriş yaptık. Birçok mağazayı bulabileceğiniz ve hafta sonları oldukça canlı, çok şeker olan bir cadde. Bir diğer önerim de akşam yemeği için OYA. Sushileri oldukça lezzetli, aynı zamanda launge kısmı da var. Eğer DC'yi ziyaret ediyorsanız ve illa akşam çıkmak isterseniz 2 önerim olacak. Biri JOSEPHINE diğeri de MATE.
Geçirdiğimiz vektin verdiği yorgunlukla PEACOCK CAFÉ'ye bruncha gittik. Ben 4 çeşit ayrı yemek isteyince yan masamda outran Wolf Blitzer (CNN'de sunucu) gözleri yerinden fırlayacak gibi 'bu kız nasıl bu kadar yemek ister' ifadesiyle bana baktı. Her şeye rağmen büyük bir iştahla bitirdim yemeğimi. Seyahatimiz de brunch sonrası bitmiş ve gerçekten eğlenceli ve de bizim için biraz da değişik bir gezi olmuş oldu.
Yazı: Ayşegül Demir |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
|