Sanata Yatırım Yapmanın 10 İyi Nedeni

Brandart'ın ilk sayısında yazıyor olmak heyecan verici bir süreç oldu. Sanat yöneticisi sıfatıyla bu endüstrinin parçası bir kişi olarak, sanatla az çok ilgisi olan herkesin merak ettiği bir soyu yanıtlamaya çalıştım.. "Sanat eseri neden alınır, neden yatırım yapılır?" Sanat eseri elbette ki sadece bir yatırım aracı değildir. Günümüzde hala sanatın alınıp satılabilinirliğinin doğruluğu bazı zümrelerce tartışılırken, dünyanın her yerindeki galerilerde, sanat fuarlarında, bienallerinde sergilenen eserler alıcı buluyor... Koleksiyonerlerin bazıları, sanat eserlerini sadece beğendiği ve sevdiği için aldığını söylerken, bazıları da eseri sevip beğenmenin yanı sıra ödediği binlerce doların havaya uçup gitmesini istemediğini belirtiyor. Eğer siz de bir sanatseverseniz, koleksiyonunuzu oluşturuyorsanız, bu yazıya mutlaka göz atın!...

Koleksiyona Başlarken...

Bir resmin karşısına geçtiğinizde heyecanlanmanız, onun, hayatınızın bir parçası olmanızı istemenizle başlar koleksiyoner olma süreci.. Git gide artan ilginiz, sizi gün geçtikçe bu sihirli dünyanın içine çeker.. Bu yazıyı okurken, "Koleksiyoner olmak için büyük bir bütçem olmalı.." gibi düşünmeyin. Herkes sanat için ayıracağı bütçe oranında eserler bulabilir.. Yeter ki sanata olan tutkunuz güçlü olsun. İyi bir koleksiyoner olmak demek, yüksek fiyatlı eserler almak değildir. Aksine iyi bir koleksiyon belki bütçenize göre daha uygun fiyatlı ama özenle seçilmiş eserlerden, belirli bir konudan (sadece genç sanatçıların eserlerinin koleksiyonu, sadece gravür koleksiyonu, sadece 1940 - 2000 yılları arasında üretilmiş Türk sanatçılar koleksiyonu, femisinist sanat eseri koleksiyonu vb.) yola çıkılarak oluşturulmalıdır. Bu, koleksiyonunuzu hem kendine özgü kılar, hem de eser seçiminizdeki hassasiyet koleksiyonun daha ünik olmasına neden olur.

Uzun Vadeli Dönemde Kazandıran Yatırım

İnsanın içindeki "sahip olma" tutkusu, koleksiyoner olmanın bekli de en içgüdüsel nedenini açıklıyor. Koleksiyoner olmanın keyifli nedenlerinin yanı sıra, sanat eseri almak aynı zamanda iyi bir yatırım yapmak demek.. Günümüzde sanat eseri alımı giderek artan bir şekilde, bankacılık sektöründe, portföy yönetiminde, kazandıran yatırım aracı olarak görülüyor. Yatırımınızı uzun vadeli olarak planlarsanız, kazanma oranınızı arttırmış olursunuz..

Sanat Danışmanı ile Çalışmanın Dayanılmaz Hafifliği

Eğer "koleksiyonerliği" ciddiye alıyorsanız, size tavsiyelerde bulunacak, yönlendirmeler yapacak biri şart!.. Özellikle eser satın almaya yatırım gözüyle bakıyorsanız, bir süre sonra böyle bir danışmana ihtiyaç duyduğunuzu siz hissetmeye başlayacaksınız.. Çünkü piyasa eğilimlerini, tüm sergileri, koleksiyonunuzdaki sanatçıların diğer eserlerinin nerede, kime ve kaça satıldığını takip etmeniz çok güç! Türkiye'de yeni yerleşen bir kavram olan "sanat danışmanlığı" Avrupa ve Amerika'da çok yaygın.. Eğer bir sanat danışmanı ile çalışacaksınız, danışmanınızın sanat tarihini çok iyi bilen bir sanat uzmanı olmasının yanı sıra, ekonomiden ve sosyojiden anlaması da şart! Aynı zamanda danışmanınızın iyi bir networke sahip olması, sizi çok avantajlı kılar..

Türk Çağdaş Sanatı Müzayedesinde 1.349.300 Poundluk Ciro

Türk sanat piyasasında yaşanan gelişmeler, uluslararası müzayede evlerinin de dikkatini çekti. Sotheby's'in düzenlediği, New York'da 4 Mart'ta gerçekleşen "Contemporary Art Turkish" müzayedesinde 73 parça eser satışa çıkartıldı ve 1.349.300 poundluk ciro yapıldı. Bu rakamları uzmanlar, dünya sanat piyasasında Türk Sanat'ının ne noktalara geleceğinin ilk göstergeleri olarak yorumluyor. Sotheby's için de, Çağdaş Türk sanatçıları için de karlı geçen bu müzayede, Avrupalı ve Amerikalı koleksiyonerlerin, eser alımındaki farklılık arayışlarının kanıtı niteliğinde...

187 Kat Artabilen Yatırım Aracı; Sanat

Türk Sanatı'na bakıldığında, sanat eserinin yatırım boyutuna verilebilecek en iyi örneklerden biri Mübin Orhon'dur. Yapılan araştırmalara göre, 2001 yılında satılan en yüksek rakamlı eseri 2000 dolar olan sanatçının, eser fiyatları 2008 yılında 119.000 dolarlara varır. 2005 yılı ise rakamların yükselişe geçtiği yıl olur ve eser fiyatları 20.000 dolarlara çıkar. 2008 yılının Haziran ayında gerçekleşen New York'daki Christie's müzayedesinde ise Mübin Orhon'un "İsimsiz" adlı bir tablosu 375.500 dolara satılır. Sekiz yıl gibi kısa bir dönemde yaklaşık 187 kat artan bir yatırım aracının sanat eseri olması oldukça çarpıcı!..

Dünyaya baktığımızda ise bol sıfırlı rakamlarda da ciddi oranlarda artış görmek mümkün.. Amerikalı sanatçı Jeff Koons'un Mayıs 1997'de 250.000 dolara satılan, 1988 tarihli ve imzalı "Stacked" adlı eseri 2008'de New York'da yapılan Sotheby's müzayedesinde 2.8 milyon pounda satıldı.

Türk sanat piyasasına genel olarak bakıldığında, 2000 yılında $10.2 milyon dolardan 2008 yılında $45.6 milyon dolara yükseldiği görülüyor...

Gelişmekte Olan Piyasanın Yatırıma Elverişliliği

Çin, Rusya, Hindistan, Türkiye ve Arap Emirlikleri gibi sanata yeni merak gösteren ülkelerden talebin yanı sıra, artık borsa ya da mülk yatırımlarının daha riskli görüldüğü, yeni koleksiyonerlerin ve yatırım fonlarının, farklı bir tür yatırım yapmak istedikleri için sanat eserlerine ilgi göstermeye başladıkları gözlemlenmekte...

Yeni oluşan piyasada ilk yatırımcılardan biri olmanız; uygun fiyatlara eser almanızı ve piyasanın kemikleşmesiyle birlikte eserlerinizin katbekat değer kazanmasına neden olacağını unutmayın.

Finansal Krizin Sanata Katkıları

"Para, iyi ve kötü zamanlarda hep sanata akar"
Michael Moses, Sanat Ekonomisti

Büyüme hızı bakımından yeni gelişmekte olan ülkelere göre hayli hızlı ilerleyen Türkiye'de, çağdaş sanat piyasası gelişim göstermeye devam ediyor. Uzmanlar, 2008 yılının sonlarında yaşanan ekonomik krizin Türkiye piyasasını güçlendireceğini düşündüklerini ifade ediyolar. Ayrıca, ekonomik kriz dönemlerinin, özelikli - ünik eser bulunması açısından da fırsatların yakalanacağı dönemler olduğu aklınızdan çıkmasın. Bunun yanı sıra, krizin etkisiyle düşen veya durgunlaşan fiyatlar, uygun fiyatlı eser almanızı sağlayacaktır.

İş Adamalarının İkinci Kartviziti

Türk sanat piyasasının gelişmesinde en önemli katkı, işadamlarının yan kimlik olarak sanat hamiliği yapmalarıdır. Çok önemli koleksiyonlara sahip iş adamları, Rönesans meshenlerini akla getiriyor. Büyük şirketleri arkasına alan koleksiyonlar zamanla müzeye dönüşmüştür.. Türkiye'nin önemli şirketleri, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında sanat projelerine sponsorluk yaparken, sanata destek olmanın avantajlarını iş dünyasında da göreceklerini bilerek hareket ediyorlar.. Sanatın arkasında özel sektörün bulunması, bu endüstrinin yıkılmayacağının bir göstergesi..

Güçlü Sanat Kurumlarının Varlığı

Yerel sanat sahnesine bakıldığında 2004 yılından itibaren yeni sanat kurumlarının - galeriler, inisiyatifler, özel müzeler, sanat merkezleri ve sanat fuarları - sayısının arttığı ortada. Bu durum, koleksiyonunuzdaki isimlerin başka eserlerinin, müze duvarlarında, yabancı koleksiyonerlerin duvarlarında göreceğinizin ve piyasanın daha hareketli dinamiklere sahip olacağının göstermektedir bizlere..

Ayrıca, İstanbul'un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmasıyla birlikte, hükümetin sanata daha fazla destek olacağı ve sanata yatırımın artacağı düşünülüyor. Özel sektörün yanı sıra devletin sanata destek olması, dünyanın sanatımıza olan bakış açısı için de önemli bir güven kaynağı...

Ustalar Risksiz, Gençler Sıçramalar Yapıyor

Dünya sanat piyasasına baktığımızda Picasso, Monet, Kandinsky, Pollock gibi isimler milyon dolarlara satılmaya devam ediyor. Müzayedelerde uğruna yarışların yapıldığı bu isimlerin tahtların sarsılması oldukça güç!

Türk sanat piyasasında ise Ömer Uluç, Burhan Doğançay, Ergin İnan, Mehmet Güleryüz belirli bir koleksiyoner kitlesine sahip, sanatı dünyaca tanınan isimlerden bazıları... Tabiri caizse artık hepsi birer marka haline dönüşmüş bu sanatçıların eserlerinin rakamları yüksek... Fiyatları düşer mi diye beklemeyin! Bunun nedeni ise artık bir çok koleksiyonda yerlerini almış olmaları, sanat tarihinde bir dönüm noktası yaratmış olmaları, kendilerine has üslupları, yılların emeği... Bu ve bunun gibi birçok neden bu sanatçıların eserler fiyatlarının asla düşmeyeceğini gösteriyor bizlere.

Günümüzün genç Türk sanatçıları ise, satış oranları ve rakamları açısından da şanslılar.. Profesyonel galerilerle çalışmaları, uluslararası sanat fuarlarına katılmaları, yetenekleri ile küratörlerin ilgilerini çekmeleri, isimlerinin uluslararası koleksiyonlara girmelerine neden oluyor.. Ansen, Burcu Perçin, Seçkin Pirim, Leyla Gediz, Taner Ceylan gibi isimlerin eserleri yurtdışında da iyi fiyatlara satılabilen yeni nesil çağdaş sanatçılarımızdan bir kaçı...

Bugün eserlerini uygun fiyatlara alabileceğiniz genç bir sanatçı, kısa vadede, yurt dışında bir sergi açarak, önemli bir bienale katılarak, uluslararası bir müzayede de açılış rakamını üçe katlayarak, diğer önemli koleksiyonerlerin yoğun ilgisinden dolayı sipariş üzerine çalışmaya başlayarak, yabancı koleksiyonlar da yer alarak, bu seçeneklerden bir veya bir kaçını yapmaya başlayarak, eserlerinin fiyatını dört beş katına çıkartabilir...

Yazı: Özlem Ünsal / Art Manager; M.A.