Zonda Roadster F'in ister direksiyonu basina gecin, isterseniz dışarıdan bakın ama emin olmanız gereken tek şey sizin aklınızı her türlü başınızdan alacağıdır!
Pagani Zonda F tamamen bir tehdittir, bir bakıma dünyaya kafa tutmanın otomotiv dünyasındaki sözlük karşılığıdır. Göz alıcı ve farklı dizaynı sizi başka diyarlara götürür, belki saatlerce oturup karşısında onu izleyebilirsiniz, kim bilir...ama elinizde anahtarını tutuyorsanız ona bakarak daha fazla zaman da harcamak istemeyip, güzelliğinin altındaki şeytanı açığa çıkartmaktan başka çareniz kalmaz. Zonda F Raodster sizi elde eder.
Pagani, motor dunyasindaki reputasyonunu Zonda modeli sayesinde çok güçlü bir noktaya getirdi. Ilk C12 Modeli ile piyasaya 1999 yılında çıktığında herkesin aklına gelen ilk şey, uzun vadede Ferrari ve Lamborghini karşısında tutunamayacağı ve yakın zamanda iflas bayraklarını çekeceği konusunda hemfikirdi, herkes yanıldı! Pagani önümüzdeki sene yeni modelini piyasaya sürecek ama Zonda'nın son 10 yılda değeri hiç kaybolmadı ve hatta her yeni modelde kendini bir adım daha ileri taşıdı. Zonda yerini dolduracak yeni model icin hiçbirşeyi kolaylaştırmıyor ve kesinlikle yerini sessiz sedasız bir sekilde ona bırakmıyor. Ben hala burdayim ve ebedi bir klasik olarak motor dünyasının unutulmazları arasında yerimi alacağım diye bağırarak gidiyor.

Pagani Zonda Roadster F'in içi ünlü piyanist Liberace'in piyanosuna benziyor. Ucu parlatılmış çıplak alüminyum karbonfiber havalandırmalar sinsi bir sekilde konsoldan yükseliyor, baklava dikişli deve kuşu derisinden koltuklar arabanın içine geçer geçmez sizi sahipleniyor ve arabayı durdurup icinden cıkmanıza izin vermiyor. Uçakları andıran kontrol düğmeleri ana konsolda çok zarif bir sekilde konumlandırılmış. İhtiyaç duyulacak lükslerden klima ve müzik sistemi de unutulmamış. Altı düz, sağı ve solu deri kaplı, ahşap direksion sizi adeta kelepçeliyor.
Gösterge paneline baktığınızda sağ ayağınızın altındaki potansiyeli anlamak pek te zor olmuyor. Hız gostergesi 400km/h, devir göstergesi ise 8000rpm'i işaret ediyor, bunların üzerinde konumlandırılmış bir dizi LED ve bulunduğunuz vitesi gösteren küçük ekran bir anda Formula 1 arabası hissini veriyor. Pagani tabiki arabaların içini müşterilerinin isteklerine göre kişiselleştiriyor ama tabiki hiç birşey ucuza gelmiyor.
Zonda Roadster F'ı harekete geçiren güç merkezinin benzin ile çalışan bir motor olduğuna inanmak en başta biraz güç gelebiliyor ama karbon fiber kabuğunun altında yatan şey bildiğimiz benzin ile calişan bir motor. V12 Mercedes-AMG, 7.3 litre büyüklüğünde hiç merhameti olmayan acımasız bir motor... Bu motor Almanya'nın Affalterbach şehrinde tamamen el işçiligi ile üretiliyor hatta bir efsaneye göre bu motorlardan biri arabaya ulaşmadan canlanıp onu hayata getiren sanatkarın hayatına son vermiş, gercekten cok acımasiz bir motor!
650 begir gücündeki motor, sizi 0'dan 100'e 3.6 saniyede çıkarıyor, 9.8 saniye olduğunda ise saatte 200 kilometre noktasına ulaşmış oluyorsunuz. Bu sekans o kadar acımasız ki gözlerinizin yuvalarında geriye doğru gittiğini hissediyorsunuz. Karbon seramik frenler sayesinde saatte 200 kilometreden 0'a inmek için ihtiyacınız olan zaman ise sadece 4.4 saniye.
Normal bir Zonda C12 -ne kadar normal olabilir ki!- ile Zonda Roadster F arasındaki farklarden bahsedelim. İki model arasında bir uçurum var diyebilirim Zonda Roadster F de 60 yeni komponent var bunlardan biride güçlendirilmiş ve hafifletilmiş karbon fiber tüp . Uzunlaştırılmış burun külahı arabanın yere basmasını olduğundan çok daha ileri bir noktaya getirmiş.
Bütün şasinin karbonfiber oluşu Zonda Roadster F'ı cok güçlü kılıyor. Tavanı olmamasına rağmen 9.8 saniyede sizi saatte 200 kilometreye çıkarıyor. Genelde bir araba roadster olduğu zaman ekstra ağırlık sahibi olur ama Zonda mühendisleri arabayı o kadar akıllı yaratmışlar ki araba üzerinde fazladan bir ağırlık oluşmamış, bu gerçekten cok ender rastlanan birşeydir. Zonda Roadster F bu sayede virajlarda çok çevik ve ayrıcalıklı motoruyla çok hızlı. Çekiş sistemi arabanın tümüne her an sahip olabiliyor, arka taraftaki 20 inch'lik lastikler de yola tutunmada çok önemli bir görev alıyor.

Kullanım anında Zonda Roadster F tamamen düz formunu koruyabiliyor, tabiki bunun icin Ohlins ve Bilstein şok emicilere ve süspansiyonlara teşekkürlerimizi sunmamız gerekiyor.
Arabanın arka ortasında konumlandırılmış dörtlü egzos cıkışı şimşekleri kıskandıran bir gürültü çıkarabiliyor. Egsoz sistemi Formula 1'de ve askeriyede kullanılan hafif titanyumdan dizayn edilmiş ve oluşan ısıyı olabildiğince çabuk atabilmek icin seramikle kaplanmış. Gaza bastığınızda motordaki by-pass valflerinin açılması ile 12 silindirin kükremesi bazılarının saklanacak bir yerler aramasına neden olabilir.
Pagani'nin müşteri profili ise fazlasıyla zengin iş adamları, kraliyet üyeleri, spor yıldızlarından oluşuyor. Onlar için dünyanın en iyi şöförleri olduğunu söylemek belki mümkün olmayabilir ama düşünürseniz bu arabayi kullanırken "en yetenekli" olmalarına da gerek yok. Zonda Roadster F'i üzerinize taktığınız bir mücevher olarak bile görebilirsiniz.
Bu araba bir yol yarışçısı ama kimseyle aşık atmıyor ve zaten bunu yapmasınada gerek yok. Yanına yaklaşan kendi sınıfındaki herhangi bir arabayı virajlarda yok edecektir, ayrıca virajlarda kaybedecek arabalar listesine Bugatti Veyron'u da dahil etmemiz hiç te yanlış olmaz.
Pagani arabalarını hala eski metodla üretiyor. Her arabanın üretim kitabı var, bu kitap arabanın üretim aşamalarının kayıtlarını bulunduruyor. Her adım kontrol ediliyor ve üretim kitabı imzalaniyor. Ferrari ve Lamborghini gibi üretim bandına geçmiş degiller ve bu Pagani'yi daha da özel kılıyor. Evet, belki üretim hacmi olarak Ferrari ve Lamboghini'ye yaklaşamaz ama sorulması gereken soru acaba yaklaşmak istiyorlar mı? Pagani'yi özel yapan şeylerden biride çok ender raslanır olması ve çok az sayıda üretilmesidir.
Horatio Pagani'nin sözleri ile bu yaziyi bitirmek istiyorum
'Ben bu arabayi yaratırken Ferrari'den yada Lamborghini den daha iyi olmak için yapmadim; aynen Michaelangelo'nun Leonardo'dan daha iyi olmak için yaratmadığı gibi. Ben sadece kendimi ifade etmek istedim'
Horatio Pagani
Yazı: Gökçen Karaca |