Bansko Crystal
Bansko Sokakları
Saat Kulesi
Kempinski, Bansko
Gondol İstasyonu Sonu
Pistler
Bansko Gondol
Pistler
Pistler
Pistler
Pistler
Pistler
Yukarıda Kafe Restoran
Kayak Hocamız Peter
Dinlenen Boardcular
BANSKO
Orkestra birdenbire müziği değiştirdi biz grup olarak içeri girdiğimizde, "leylim leeyyy, leylim leeyy'. Hayret! Burası Bulgaristan Bansko'nun büyük bir tavernasıydı, canlı orkestra hemen bizim dilimizden çalmaya başladı bizi görür görmez. Biz Türkler burada da yeme, içme, eğlenceye düşkünlüğümüzle hemen farkediliyoruz belli ki... Seviyorlar bizleri, hem tanıdık hem alışkınlar...
Bansko, kayak severlerin vakit geçirmeden tecrübe etmeleri gereken bir kayak cenneti. Diğer Avrupa ülkelerinde bu kapasitede bir kayak merkezinde bu kadar hesaplı fiyatlara bu sporu yapmak mümkün değil. Bansko, altyapısı, uzun pistleriyle ve aktivite imkanlarıyla kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapmayı hak ediyor. Kar durumunun iyi olması ve bunu besleyen 44 adet yapay kar makineleri sayesinde Mayısa kadar güzel kar var. 2014 olimpiyatları için adaylığını koyuyor ancak ne yazık ki Soçi'ye kaptırıyor. Elimizi çabuk tutalım derken bundan bahsediyorum, olimpiyat ev sahipliği referansı belki de fiyat anlamında sınıf atlatabilir buralara da...Gece hayatı da kayda değer anlamda çeşitli ve renkli. Casino bile var.

Bansko'nun bir diğer ilginç tarafı da bir yandan modern bir kış sporları sayfiyesi iken , diğer taraftan şehir olarak da şirin ve karakteristik . Antika kaldırım taşlı dar sokakları, 150 senelik saat kulesi ile Unesko'nun Dünya Mirası listesine girerek, turizm için büyük destek olan bu referansın da sahibi.

Dağlar

Pirin Dağları'nın kuzey doğu eteklerindeki Bansko Bulgaristan'ın 1 numaralı kayak merkezi, en iyi ve modern olanı. Son yıllarda milyonlarca Euro yatırım yaparak güzel tesisler yapmış olan Yulen firması kayak merkezinin işletme lisansına sahip. Bulgaristan'ın en iyi karı ve en uzun kayak sezonuna sahip olan yer Bansko.

Uçakla gitmeyi tercih edebilirsiniz, Bansko Sofya'ya 160 km uzaklıkta. Biz oldukça maceralı bir otobüs yolculuğu yaptık. Saat 22:00'de İstanbul Gayrettepe'de buluştuk, sürekli bir sebepten ötürü durduk ve bekledik. Otobüsteki bir arkadaşın Lüksemburg oturum izni olması sebebiyle Bulgar Schengen'i almaya gerek duymaması bize vakit kaybettiren olay oldu. Saatlerce bekledikten sonra, bu kapıdan giremeyeceği ve bizimle devam edemeyeceği anlaşılınca, kendisi taksi tutup bizden ayrıldı. Yunanistan'dan giriş yaparak, yolda bizi yakaladı. Onlarca köyün yanından geçiyoruz yol boyunca, demir yolunun yanından ilerliyor ve tırmanıyoruz sürekli. Sonunda kısa bir tren geçiyor yanımızdan, küçük ve neredeyse boş bir tren. Nüfusu ortalama 7.6 milyon olan Bulgaristan'da yollarda da fazla insan göremiyoruz. Yanından geçtiğimiz şirin köylerde hayvancılık yapılıyor. Bakımlı hayvanlar ve ahırlar dikkatimi çekiyor. Nihayet ertesi sabah saat 11:00 de varıyoruz Bansko'ya. Bizim ekipte olup arabasıyla gelenler de oldu. Onların yolculuğu ise ortalama 10 saat sürdü.

Bansko, deniz seviyesinden 925 m yükseklikte bir kasaba. Birçok otelde uygun fiyata konaklıyorsunuz. Biz Casa Karina'da konakladık. Seyahat acentasına kişi başı 260 Euro ödedik, 3 gece konaklama ve otobüsle yolculuk bu fiyatın içinde. Gayet rahat, sıcak bir otel. Gondol istasyonuna da sadece 100 m. Eğer konforumdan fedakarlık yapmam, hatta biraz da lüks severim diyenlerdenseniz Kempinski Otel Gondol istasyonuna yakın, son derece şık ve konforlu. Dünyadaki Kempinski fiyatlarına bakacak olursa burası oldukça mütevazi kalıyor.
Board ya da kayak kiralayacaksanız, fiyatlar standart. Gondol istasyonuna yakın Inter Sport'ta günlük malzeme kiralama ücretleri şöyle: (1 leva, 1 TL değerinde)

Kayak takımı 20 leva (Kayak, ayakkabı, baton)
Snowboard takımı 40 leva (board, ayakkabı)
Özel kayak dersi 2 saati 100 leva. İki ya da 3 kişi ders alarak bu toplamı aranızda paylaşabilirsiniz. Malzeme fiyatları özellikle de ders fiyatları Türkiye'den % 50 daha indirimli. Sabah ne kadar erken kalkıp kuyruğa girerseniz o kadar avantajlısınız, 8:15'i geçirmeyin, aksi takdirde Gondol bekleme süresi 1 saate kadar uzuyor. Kayak yapmanın ilk yolculuğu gondolla başlıyor.

Yukarıya bir kez çıkıyorsunuz ve pistlere ulaşıyorsunuz. Yolculuk 25 dakika sürüyor. Pistler 2 tane merkezde toplanmış. Chalin Valog (1100-1600 m) ve Shiligarnika (1700-2500 m). Pistlerin toplam uzunluğu 70 km. Her zorluk derecesinde pist var. Toplam 13 pist olup, 6 mavi, 5 kırmızı, 2 siyah pist var. Lift kapasiteleri de oldukça iye ve saatte 14200 kişi taşıyabilmekte. Pistlerin çoğunluğu oldukça geniş.

Dünya şampiyonu Alberto Tomba'nın kayak yaptığı 2567 metrelik pist uzman kayakçıların favorisi. Tomba adıyla anılan meşhur siyah zorluk dereceli pistte kaymak için özel olarak gelen kayakçılar var. Çocuklu aileler için 4-7 yaş arası özel Ski Oyun ve Kayak Öğrenme Parkı bulunmakta, 3 adet çocuk lifti gözetmenler tarafından hizmet veriyor. Hava koşullarına göre bazı pistlerde 18:30-21:30 saatlerinde kayak yapmak mümkün.

Pistlerden bazılarıyla ilgili detaylar şöyle:

Pist Zorluk derecesi Uzunluk (m) Meyil (m)
Shiligarnika Yeni Başlayanlar 2047 487
Plato-South Yeni Başlayanlar 1148 320
Plato-North Yeni Başlayanlar 1015 300
Todorka Orta Derece 1690 470
Chalin Valog-west Orta Derece 1429 310
Chalin Valog-East Orta Derece 775 75
Old Piste Orta Derece 970 205
Tomba Zor 2567 925

Dünyanın her yerinden geliyorlar buraya. Gondolda tanıştığımız Romen Bay, Romanya'da da çok sayıda kayak merkezi olduğunu ancak kendisinin burayı daha çok beğendiğini, arabaya atlayıp kolayca geldiğini söylüyor. Otomobille Kavala'dan 2,5, Selanik'ten ise 3,5 saatte geldiğini söyleyen Yunan kayakçılar çoğunlukta. Yine sayıları yüksek İsrail'li board'cu ve kayakçılarda tadını çıkarıyorlar karın. Kafede tanıştığımız Makedonlar ise Bansko'da daire almışlar, kullanmadıkları zaman otele onlar için dairelerini kiraya veriyor.

Gondol İstasyonu

Bansko'ya hristiyan bayramlarında gelmemek gerekiyor. Bu dönemlerde ortalama 5000 kişi daha fazla olduğu söyleniyor. Bansko'nun geçmişi çok eskilere gitmiyor, son 10 yılda popüler olmuş bir kayak sayfiyesi olmasına rağmen her konuda sistem oturmuş, tatilcilerine her türlü imkanı sunuyor. Kayak dışında kalan zamanı değerlendirmek için mekanlar çok. Eğer malzeme almak istiyorsanız birçok mağazada Türkiye'ye göre daha uygun fiyatlı alış-veriş yapabilirsiniz. Burada meşhur markaların taklitleri çoğunlukta. Spyder, North Face gibi markaların taklitleri uygun fiyata satılıyor, eğer orijinal olsun diyorsanız, dikkatli olmanız gerekiyor. Bunu tıpkı bizim Kemer, Side'deki mağazalara benzetiyorum. Tek farkı malzemeler ve kıyafetler kışlık.

Otelde kahvaltıyı yapıp, kayakları ve bordları alıp doğru gondol kuyruğuna giriyoruz. "Acaba yukarının hali nicedir, rüzgar var mı, kayak yapabilir miyim?" diye soru işaretleriniz var ise, teknoloji buna da bir çözüm getiriyor. Gondola istasyonunun olduğu yerde yukarıdaki pistleri gösteren büyük monitorlar var, rüzgar, sis ve hava sıcaklığı konusunda bu görüntülerle bilgi alabiliyoruz.

İkinci gün, biraz seviye ilerletelim ve pistleri keşfedelim diye snow board dersi alıyoruz. Bulgar hocamız Peter spor akademisi mezunu. Yılların sporcusu , snow boarda başlayalı fazla olmamış ancak oldukça başarılı ve iyi öğretiyor. Vücuda yeni bir spor öğretmek çok faydalı diyor. İngilizcesi de oldukça iyi. Öğlen yemeği cebindeki elma. Budist bir vejeteryan. Daha da ilginci, Peter tam bir Cem Yılmaz hayranı. Cem'i Balkanların espiri anlayışına uygun diye nitelendiriyor. Avrupalı'ların bu nükteden anlamadığını söylüyor. Peter'in tornavidası da cebinde, boardda yapılması gereken değişiklik olduğunu görür ise düzeltmeyi hemen yapıyor. Kayak malzemelerini kiraladığımız Inter Spor'un hocalarından olan Peter'e, buradan ulaşabilirsiniz, tabi eğer halen oradaysa.

Ekstrem snow boardcular ise, hoplayıp zıplayarak tüm marifetlerini gösterebilecekleri ve becerilerini sınayabilecekleri Balkan Fun Park'ta buluşuyorlar...

Yukarıda yemek yemek için mekanlar var. Dağın tepesinde bu fiyatlar biraz şaşırtıcı geliyor bize. Türkiye tecrübelerimizin aksine oldukça hesaplı. Tavuk çorbası 5 leva, bu tavsiye edilir, sıcak şarap 8 leva. Geri kalanda 'fast food'. Lezzetli bir şeyler yemek için akşamı bekleyin.

Kayak Sonrası Şehre İniş

Tüm gün yukarıda kaydıktan sonra, isterseniz, aşağıya kadar kayarak inebiliyorsunuz. Pist ortalama 5 km, az eğimli bir parkur, hatta bazen oldukça düzleşiyor, hızlı inmek gerekiyor ki buralarda takılmadan devam edebilelim. Aşağıya yorgun bir şekilde indiğimizde bizi bekleyen mekan 'Happy End'. Burada soft rock müzik yapan bir canlı orkestra var. Yemek öncesi içkiler, sıcak şaraplar burada içiliyor.

Yeme İçme

Mahanas diye isimlendirilen mekanlardan kayıtlı olarak 350 adet var. Mahanas kulağa meyhane gibi geliyor, zaten eğlence tarzı da buna yakın. Birçoğunun ismi 'tavern' diye geçiyor. Canlı müzik ve şarkıcı her telden söylüyor. Mahanaslar kendi şaraplarını üreten mekanlar. "House wine" her mekanda lezzetli.

Biz Türkler Batı Avrupalı turistten farkımızı burada da gösteriyoruz tabi ki. Onlar için kayak turizmi akşam yemek yiyip yatmak ve sabah erken kalkmak iken, bizler tüm gün spor yaptıktan sonra gece hayatını da kaçırmak istemeyen bir milletiz. Durum böyle olunca da bu çalgılı mekanların gözbebeği oluyoruz. İlerleyen saatlerde orkestranın çaldığı halay ve sirtakiyle sahnede yine biz Türkler ve Yunanlar varız.

Bulgar rakısının bizim rakıyla alakası yok. Anason içermiyor, erik ve üzümden yapılıyor, sarımtırak renkte. Su karıştırılmıyor, bir yudum rakı arkasından da bir yudum Fanta içiyorsunuz. Burgaz marka rakı tavsiye edilir. Bulgarlar rakıyı açınca kapağını atıyorlar. Bu hareket 'şişe bitecek' anlamına geliyor. Viski şişesinde de aynı şeyi yapıyorlar.

Kapalı tüm alanlarda sigara içiliyor şeklinde uyarmak istiyorum. Hatta sigara içilmez diye belirtilen bölümlerde bile. Restoranlarda porsiyonlar son derece Amerikalı, koskocaman, miktarlar menülerde parantez içinde 500 gr, 750 gr şeklinde belirtiliyor.

Veli's Tavernada kişi başı 30 levaya şarabınızla yemek yiyorsunuz, bir ara masanızın yanındaki sandalyenin üstünde danseden hoş bir dansöz beliriyor, şarkıcı ve çalgıcılarda yanında tabi ki. Benim ilk kez duyduğum, meğersem türk dizilerinde meşhur olan şarkıları bile biliyor Bulgar şarkıcı kadın. Aksansız söylediği Türkçe şarkıları dinliyorum şaşkınlıkla...

Fortuna Pub, burada canlı müzik yok, DJ çalıyor. Daha Avrupalı bir mekan. Menülerde yiyeceklerin fotoları var, seçmesi kolay oluyor. Susamlı tavuk, çıtır tavuk kanadı tavsiye edilir. Dedo Yonkata Tavernası, Pirin caddesi 84 numarada. Geleneksel dekorasyonu olan mekanda lezzetli güveçte kuzu yiyerek, şarapla beraber kişi başı 35 levaya doyabilirsiniz. Sandanski caddesinde, kilisenin yanındaki Sireshtovata Kashta, 400 senelik binadaki lezzetli restoran.

Çevrede gezilecek, gidilecek yerler

Bansko sadece kayak merkezi değil, çevredeki ormanlarda trekking yapılıyor. Bu nedenle sadece kışın değil tüm bir yıl turizm hareketi var. Kayaktan yorularak biraz çevreyi gezmek isteyenler için ortalama 120 kültürel ve tarihi bina, hediyelik eşya dükkanları var. Bansko'nun güneyinde göller, şelaleler, mağaralarla ve ormanla süslenmiş Pirin Ulusal Parkı'nı da ziyaret edebilirsiniz.

Pirin Ulusal Parkı

Karın keyifli yorgunluğuyla dönüş yolunda otobüste uyukluyoruz. Yolda durduğumuz marketlerden aldıklarımız ise taze kaşar peynir, ve Bulgaristan'ın meşhur lezzetli biberli, patlıcanlı sosları...