Uzak Asya'nın Tasarımları...
Dünya son yıllarda merkeziyetçi tavrından sıyrıldı. Bu durumun oluşmasında, küreselleşmenin etkisi mutlak. Batı, her zaman 'ötekileştirme'yi tercih etti; yüksek sanatı, iyi tasarımı sadece Batı'nın yapabileceğini diğer ülkelerin ise sadece geleneksel el sanatları ve zanaatta
başarılı olabileceklerini düşünüyorlardı. Bu merkeziyetçi tavır 21.yüzyılda büyük oranda azaldı. 'Farklı' olanı arayış ve 'yeni'ye olan ilgi, başka perspektifler yarattı.
Tasarım deyince hepimizin ilk aklına gelen ülke İtalya iken, artık endüstriyel ürünler ve fonksiyonel mobilya tasarımlarında karşımıza Finliler ve Japonlar çıkıyor.



Uzak Asya'nın geleneklerini ve kültürlerini kaybetmeden, hatta bu iki unsurun onların işlerini 'özgün' kılacağını unutmayarak, teknolojiyi yoğun bir biçimde kullanıp kendi çizgilerini oluşturdular.

Japon tasarımcı Nendo, tasarladığı sandelyede sade bir şekil seçmesine rağmen ayaklarıyla farklılık yaratmış. Nendo, sandalyeyi ahşaptan ayaklarını ise pleksiglassdan yapmış. Geleneksel tasarım anlayışını ile modern çizgileri bir araya getiren Nendo, sandalyenin pleksi ayaklarına ahşap izlenimi veren boyayla özel bir etki vermiş. Bu etki sayesinde, uzaktan bakıldığında sandalye havada duruyormuş izlenimi veriyor.

Tokujin Yoshioka'nın İtalyan mobilya firması Moroso için ürettiği 'Bouqet' adlı koltuk tasarımı, yalın konstruksiyonuna kontrast yaratan oturma bölümüyle dikkat çekiyor. Çiçek yapraklarını anımsatan kumaş parçalarıyla kaplı oturma bölümü karşıdan bakıldığında bir demet gül, salonunuzun ortasında yer alıyormuş etkisi veriyor. 'Bouqet'in bulunduğu her mekanı dönüştüreceği kesin.



2001'de ise kendi tasarım stüdyosunu kuran Takeshi Miyakawa'nın yeni ürünü "Holey Chair", içinde LED aydınlatma barındıran beyaz akrilik bir sandalye. Basit ve normal bir objeleri alıp fonksiyonunu değiştirerek, onlara apayrı bir kullanım alanı doğuruyor. Bu ürün, sanat ile tasarım, mobilya ile aydınlatma arasında kalmış maalesef; üstüne oturmamanız için tasarlanmış bir sandalye...

Jun Hashimoto'nun paslanmaz çelik tellerden oluşan "Web" isimli sandalyesi Milano Design Week'de Salon Satellite'da ilk kez sunulmuştu. "Web" birçok çelik telin sandalyenin geometrik formunu koruyacak şekilde sarmallar oluşturmasıyla meydana getirilmiş. Web sandelye, Japonya'nın teknolojisine bir gönderme niteliği taşıyor.

Yasumichi Morita, genç Japon tasarımcılardan en çok bilineni... 'Travel Sofa' adının hakkını veren bir tasarım. Birçok Japon tasarımında görebileceğiniz ana unsur olan 'yalınlık'ı bünyesinde barındıran Travel Sofa hem fonksiyonel, hem de sıra dışı. Fonksiyonelliği ve sıra dışılığı, koltuğun kaplamasını oluşturan malzemenin aynı zamanda zeminde devam edip halı görevi görmesi.



Bir diğer ilginç sandalye tasarımını ise, geri dönüşüm malzemeleri kullanarak başarılı tasarımlara imza atan Fumi Masuda'nın 'Pile Chair'in de görüyoruz. Fumi Masuda'nın tasarımlarında geometrik formların ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Masuda, bu tasarımını mobilya üretiminden artan ahşapları bir araya getirerek yaratmış.

Makoto Yamaguchi'nin tasarladığı çatal bıçak takımı ise Japon kültürünü gözler önüne seriyor. Kültürlerindeki yeme alışkanlığına bağlı olarak 'stick' kullanan Japonlar'ın kolay tutabileceği '2.8 cm' adlı çatal bıçak takımı, iki parmakla sıkıştırılarak kullanılmak üzere tasarlanmış. '2.8 cm' adlı çatal bıçak takımı kolay kullanılabilir olmasının yanı sıra form anlayışıyla da şık ve farklı sofraların yaratılabileceğinin ipuçlarını veriyor. Yamaguchi'nin Japon kültürünün izlerini taşıyan bir başka tasarımı ise 'Drawer'. 'Box' teması kapsamında tasarlanan komidin, Japon dini mimarisini formlarını yansıtan biçime sahip. 'Drawer' yalın çizgisi, geometrisi ve detaylardaki titiz işçiliğiyle ahşabın sanata dönüşmüş şekli...



Japon tasarımları, son dönem tasarım trendlerinin gözdesi... Yalın, zamansız, modernizmi ve gelenekselliği bir arada sunan, var olduğu mekanları değiştiren ve dönüştüren tasarımlar, bu tasarımların yaratıcılarıyla '21. yüzyıl tasarım dünyası'nın önemli parçaları olmaya devam edecekler.